Tatar Çölü ile Yası Yaşamak
Her zaman olmuyor, daha doğrusu geçmişten pek azını hatırlıyorum. Karmaşık duygusal salınışlar içinde tam da kederli ruh hâlime uygun bir kitabın, hatta iki, kucağıma düşüvermesi ve onların kılavuzluğunda duygularımın incelerek minik bir dere gibi yatağını bulup çağıldaması. İyi duygular, kötü duygular; keder, neşe, öfke, hınç, elem, sevinç, sıkıntı, endişe, korku, yeis… hepsi bize ait, hepsi insana dair.
Bugünlerde yeis içinde hissediyorum kendimi yani umutsuzluktan kaynaklı bir karamsarlık ve kırılganlık içindeyim. Nedenleri hakkında fikrim var elbette. Uzak değilsiniz, belki daha katmanlısını sizler de yaşıyorsunuz. Belki benim penceremden daha koyu görünüyor karanlık, belki ateş böceklerini görmekte şimdilik zorlanıyorum, belki siz yolunuz için cebinize çakıl taşları dolduruyorsunuz, heyecanlısınız ama umutsuz değil. Kaygılısınız ama henüz yorgun değil. Bazen böyle, hiçbir ışık yokmuş gibi görünür. Bazen tamamen kendinize dönmek, susmak, düşünmek, hareketsiz kalmak, saklanmak, uzaklaşmak ve kaçmak istersiniz. Böyle yazmamalıyım oysa. Ama elem arası da verilmemeli mi a canım, şu cânım hayatta? Elemliyim işte, ıstırap içindeyim ve öfkeliyim.
Sustum. Ruh hâlleri bulaşıcıdır. Karamsarlık bulaştırmak istemem. Sustum.Ama başka susması gerekenler var. Sonsuza dek susması ve yok olması gerekenler onlar. Onlar susana kadar da ruhlarımız huzur bulmayacak. Abluka altına alınıp kıyıcı ambargoyla imha edilmesi gereken onlar. Yoksa Küba değil. Kübalı çocuklar değil. Küba devrimi değil ve dünyada iyi, doğru, kazanılmış, uğruna mücadele edilerek hak edilmiş onca şey değil.
Susun. Yoruldum. İnsanlığın göz göre göre yok sayılmasına tanık olmak yordu beni. Bir büyük yenilgi hissiyle kıvranıyorum. Közümü, için için yanan nikbinliğimi korumak için inanın çok çaba harcıyorum. Çabalamazsam düşerim, düşeceğimi biliyorum. Ola ki düşersem yanımda beni tutacak dostlara ihtiyaç duyacağımın da farkındayım. Biraz böyle bir zamandan geçiyoruz: “Bazı anlar vardır. Gökyüzünde yıldızlar parlamaz.” Karanlıkta ıslık çalmak ve el ele tutuşmak gerekir.
SussunlarAjans haberleri susabilir mesela. Adaletsizliğin, kibrin, narsisizmin, pedofilinin, şatafatın, gösterişin, canavarlığın, sömürünün, barbarlığın kralları sussun. Sessizlik. İnsanlık için bu korkunç hengâme ve utanç çağının mimarları susun biraz. Zebaniler çağının çocuk kanına doymayan, dişleri kamaşmış, gözleri kendi bencilliklerinden ve saçma........
