We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bir Tatlı Seda

13 14 10
28.02.2021

Bazen her şey zor geliyor. İnsanın enerjisini sürekli koruyabilmesi ise neredeyse mümkün değil. Görüyoruz, duyuyoruz, söylüyoruz. Ama hep görmek, hep duymak hep söylemek de yorucu, yine, yeniden, yeniden, yeniden… takatsiz kalasıya.

Ağır kayayı dağın tepesine taşımaya yazgılı Sisifos gibi; bütün sırları bilmiş, görmüş Sisifos’un çocukları gibiyiz. Türkiye siyasal yaşamında yaşanılan olaylara bakın hele. Hemen hepsinde bir dejavu duygusu. “Biz bu filmi daha önce görmüştük.” de denebilir amiyane tabirle. Zaman geçiyor, filmler filmleri kovalıyor ama geçmiş, bazı sönmüş yıldızları anımsatıyor, bugüne fısıldıyor. Yaşanmıştı, diyor. Vardılar. Başka bir ses, tatlı bir meltem gibi yüzümü okşuyor. Vardık, varız, var olacağız, diyor.

Hatırlıyor musun?

Bir fotoğrafa takıldım. Mars’tan Dünya’nın, hani bizim mavi yuva gezegenimizin görünüşünün fotoğrafına. Benim miyop astigmat gözlerim görmekte zorlandı. Belli belirsiz beyaz, minicik bir leke… Etkiledi beni bu fotoğraf. Hâlâ fotoğrafta görünen beyaz, belli belirsiz minik lekenin çağrıştırdıklarındayım. Şimdi biz milyarlarca insan; güzellikleriyle, yoksunluklarıyla, eşitsizlikleriyle, muazzamlığıyla bu gezegende yaşıyoruz öyle mi?

Bazen hayatlarımıza, gündelik koşuşturmalarımıza, evimize, ülkemize ve dünyamıza uzaktan, epey bir mesafeden bakmak iyidir duygusu uyanıyor bende. Yıkıcılıklara, kıyıcılıklara, korkuya, yiğitliğe, bilgeliğe, emeğe, dar zamanlara, geniş buluşmalara uzaktan, belli bir mesafeden bakıldığında odakların faklılaştığını daha serin, yenice yıkanmış bir yaz avlusunda, geçmişin, bugünün, belki de yarının gizli sırlarına ulaşılacağını düşünüyorum. Çok mu gizemli ve dahi gizemci oldu. Öyle değil, değil aslında.

Nasıl desem, Mars fotoğrafları, kedimiz Minnoş’un evden kaçması, Köy Enstitüleri üzerine okuma ve yazma mesaisi, Hasan Âli Yücel’in 26 Şubat’taki ölüm yıldönümü, yeni kedimiz Pati’nin hastalığı, çocuklarımın bitip tükenmeyen susmamacasına anlatma isteği, gündelik haberler, sünen salgın tabloları, Boğaziçi Direnişi, odanın bir köşesinde giderek yığılarak ufak bir arkeolojik tepeyi andıran, yeni ve okunmayı bekleyen kitaplar, not defterimden izlenmek için notlanan film ve dizi adları, işle ilgili rutinler… Bitmiyor. Derken. Takvimdeki 26 Şubat 1961 tarihi Mars fotoğrafı gibi düşüp duruyor önüme.

Hasan Âli Yücel’in ölüm yıldönümü… Hani, “Çağın en güzel gözlü Maarif Müfettişi”

En........

© soL


Get it on Google Play