Emek eksenli mücadelenin önemi

Mutlak butlan kararı ve Özgür Özel yönetiminin CHP’den tasfiyesini amaçlayan gelişmeler, sadece o partiyle bağlı kalmayıp yeni bir rejimin inşasıyla ilgilidir. Bu rejimin karakteri de, seçme ve seçilme hakkını etkisizleştiren, çok partili yaşamı fiilen sona erdiren, siyasal iktidarın her zaman kazanabileceği göstermelik bir seçim sistemi öngören nitelikte olabilecektir.

Kuşkusuz siyasal partiler düzleminde bu gelişmeler yaşanırken esas itibariyle de toplumdaki demokratik tepkinin, işçi sınıfının hak mücadelesinin engellenmesi amaçlanıyor. Derin bir yoksulluğun yaşandığı bu ortamda, işçilerin, memurların, emeklilerin itirazı giderek artıyor. AKP iktidarı, toplumsal rıza üretmekte zorlanıyor.

İşte bu süreçte mevcut iktidar, bir yandan siyasi rakiplerini tasfiye etmeye çalışırken diğer yandan da giderek artacak hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı karşısında halkın, emek kesiminin tepkisini söndürmek için baskısını daha da artıracaktır. Yeni rejim, totaliter, dinci faşizan bir niteliği bürünebilecektir.

Gelişen süreçte belediye başkanlarının hapse atılmasıyla sendikacıların tutuklanmasının, işçinin hak arayışı ve grev hakkının yasaklanmasının, gazetecilerin gözaltına alınmasının arasında temel bir farklılık yoktur, ana amaç demokrasinin kırıntılarının dahi olmadığı diktatöryal bir rejimi yerleştirmektir.

Tüm bu baskılara rağmen toplumda bir direnme gücü mevcuttur, bu güç varlığını sürdürmeye çalışmaktadır. Meydanlara toplanan halk kesimleri, tepkisini ve direncini ortaya koymaktadır. Ancak bu tepki yeterli değildir.

Miting çağrısı üzerine meydanlara gelen kesimler, bu tepkisini ortaya koyarken gerçek bir özne gibi hareket edememektedirler. O nedenle temel mesele, halkın, emekçilerin bir özne haline gelip sorunun sadece CHP’nin varlığına indirgenmeden örgütlü bir demokrasi ve emek mücadelesinin verilebilmesidir.

Aslında yapılması gereken işçilerin işyerlerinden, mahallelerden yerel örgütlülükler kanalı ile toplumsal muhalefetin diğer kesimlerini de arkasına alarak bir mücadele sürecini yürütmesidir. Mücadele yöntemini ve araçlarını belirleyebilecek bir emek hareketinin varlığı, üretimden gelen gücün de nerede, nasıl kullanılacağını hesaplayarak harekete geçebilir.

Sendikalar ne yapıyor?

Peki, halen içinde bulunduğumuz süreçte böyle bir örgütlenme ve mücadele yöntemi mümkün müdür? Mutlak butlan kararı ve CHP Genel Merkezi’ne yapılan........

© soL