menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Emperyalizmin sıcak halleri ve Küba

7 0
previous day

Emperyalizm hem uluslararası kurumları ve hukukuyla hem devletlerle hem ulusal sınır tanımayarak şirketlerle ve yerel yönetimlerle hem her savaştan sonra hukukunu yazdığı savaşlarla; bunlardan kimi zaman bir kısmını, kimi zaman hiçbirini tanımayarak, tüm kurumsuzlukları ve kuralsızlıklarıyla doludizgin/dolu oyun, akıllı/deli sürdürüyor ilişkilerini.

Ve bu ekonomik ve emperyalist ilişkilerin ürünü olarak ulusal siyasetlerle, siyasal iktidarlarla, yasama ve yargı organlarıyla, akademik alanla, dernek-vakıf-sendika gibi örgütlenmelerle, milliyetçilikle, dinsellikle, legal ya da illegal dinsel organizasyonlarla, medyayla, akla gelecek gelmeyecek her türlü araç ve yolla buluyor işbirlikçilerini.

Ulusal siyasetlerle derken, düzen içi siyasi partilerce kimi zaman emperyalist ilişkilere karşıymış gibi tavırlar gösterilirken, örnek olarak 30 Ağustos Zafer Bayramı yaklaşırken emperyalizme karşı kurtuluş savaşını anımsayıp bu yönde anmalar yapılırken, emperyalistlerle, ABD’yle, NATO’yla ilişkilere devam edilmesini anımsatmak gerekir.

Bir de terörizm var. Dinsel, etnik, bölgesel her neyse terörizmi yaratıp sonra da onunla savaşım stratejileri geliştirmek de etkin yollar arasında. Savaş hukuku devre dışı kalıyor, vekalet savaşçıları ve keyfilik devreye giriyor. Suriye örneğinde olduğu gibi, terörist ilan edilen kişi, örgüt ya da devletler listeden çıkarılıveriyor. 

Yakın tarihli gibi görülen ama İsrail’in kurulmasına kadar giden, “Nil Nehri’nden Fırat’a kadar” hedeflenen, “İranofobi” egemen duygusuna dayandırılan İran-İsrail Savaşı, Sevgili Mustafa Kemal Erdemol’un gerçekçi ve vurgulu anlatımıyla emperyalizmin sıcak hallerini anlatan çalışmalardan biri (M.K. ERDEMOL, Gölgeden gün ışığına İran-İsrail Savaşı, Yazılama Yayınevi). Gölge savaş, önleyici savaş, nükleer girişim, nükleer belirsizlik, garnizon devleti, çim biçme, cerrahi suikast,........

© soL