menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Referans Venezuela, Kurtarıcı Trump, Slogan 'Tahya Alhuriyya!'

5 0
yesterday

İran halkının sokaklarda yeniden özgürlük arayışına çıkması her ne kadar ekonomik nedenlere bağlansa da Büyük Ortadoğu Projesi ile doğrudan ilgilidir.

Projenin ilk iki ayağı olan Irak ve Suriye bölünerek sisteme uygun hale getirildikten hemen sonra üçüncü ayağı Türkiye’de ikinci bir Kürt açılımı başlatılırken eş zamanlı olarak da dördüncü ve son ayağı olan İran’a karşı taciz ve tehditlerle hükümet değişikliğini zorlayacak taktikler deneniyor.

ABD ile eşgüdümlü çalışan İsrail’in bölgede tetikçilik görevini üstlendiğini, İran’a karşı tehdit ve tacizlerinin gerçekte nükleer gücünü tespit etmek olduğunu daha önceki makalelerimde ele almış ve ilerleyen zamanlarda İran’a yönelik daha sert çıkışların olacağına hatta askeri müdahaleyi de seçenekleri arasına alabileceklerine dikkat çekmiştim.

Konuya ilişkin makaleler “Petrol Araplar da ise Kibrit İsrail’dedir-13 Ekim 2023”, “Akılcı Diplomasiye Karşı Taşra Jargonu- 6 Ağustos 2024”, “İsrail’den Beyaz Fosforlu Mesaj- 26 Ağustos 2024”, “İran’a Yönelik Taktiksel Manevralar ve Sonuçları- 25 Haziran 2025” tarihini ve başlıklarını taşımaktadır.

Hatırlanacağız üzere İsrail’in taciz atışlarıyla başlatılan küçük ölçekli çatışmaya İran, saldırı düzenleyerek karşılık vermiş, bu olaydan sonra yeniden başlayan protesto gösterilerine kadar konu gündemden çıkartılmıştı.

Besleme medya özellikle de dinci cenah, İran’dan korktukları için geri adım attığı yönünde haberler yaparak kamuoyunun büyük haritayı görmesini perdelemeye çalışmıştı.

Oysa İran’a karşı yapılan kışkırtma ve taciz atışları savaş stratejinde kullanılan “vur-bekle” taktiğiydi ve bunu da kendi seçeneklerini belirlemek için kullanmışlardı. Böylece İran’ın başta nükleer başlıklı silahlar olmak üzere savaş gücünü tespit etmiş olacaklardı ki bugün protestoların ABD yönetimi tarafından desteklenmesi ve hatta bunun üzerinden askeri müdahalenin de gündeme alınması, sözünü ettiğim seçeneklerin belirlendiğini göstermektedir.

Dünya kamuoyunda oluşabilecek tepkileri önlemek için öncelikle muhalifleri örgütleyerek demokratik yöntemi deneyeceği, sonuç alınamaz ise İsrail ile eş güdümlü olarak askeri müdahaleye başvuracağı en yüksek olasılıktır ancak Rusya ile Çin’in tavrını da dikkate almak gerekiyor.

Kırık Kilit, Humeyni’yi Eleştiriyor Mu?

İran’da ki protestolar hakkında bilgi almak için bağlantım olan kişilerle yaptığım görüşme, verdiğim ihtimal veremeyeceğim kadar şaşırtıcıydı. Çünkü protestolar üzerinden başlattığım yazışma da yalnız dünya değil yaşadıkları Ortadoğu coğrafyasının gerçeğinden uzak oldukları kadar Türkiye’ye ve özellikle de Türk soluna, devrimci kitleye karşı........

© SiyasetCafe