Neden Okumadığımız Kitapları Almaya Devam Ediyoruz?

Geçenlerde evime gelen bir arkadaşım kitaplığıma bakıp o klasik soruyu sordu:

'Bunların hepsini okudun mu?'

Gözleri raflarda gezinirken, sesindeki o merakı hissettim.

Ben de her zamanki cevabımı verdim: 'Hayır, okumadım, ama asıl önemli olanlarda henüz okumadıklarım, hepsini bir arada beni beklerken görmek hoşuma gidiyor.'

İçinden 'Gösteriş mi yapıyorsun?' diye geçirmiş olabilir bilemiyorum.

Çünkü bu soru kitaplığımı her gören (hatta eşim) tarafından bile sürekli yöneltiliyor.

Umberto Eco’nun meşhur bir lafı vardır, çok severim:

'Kitaplar ilaç gibidir. Hepsini alırsın, evde bulundurursun ama hepsini aynı anda yutmazsın. Başın ağrıdığında bir ağrı kesici, miden bulandığında başka bir şey, uykusuz kaldığında farklı bir hap…'

Hayat da öyle değil mi? Bir gün siyasi bir kriz patlak verir, ertesi gün bambaşka bir tartışma çıkar. O an ihtiyacın olan fikir, yorum, bakış açısı rafta seni bekliyor olmalı.

Eco’nun evinde 30-50 bin kitap vardı diyorlar. Ziyaretçileri 'Hepsini okudunuz mu?' diye sorarmış:

O da cevap verirmiş: 'Hayır, okumadıklarım asıl önemli olanlar.........

© SiyasetCafe