menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

'Çöpten Çıkan' Tiyatro Oyunu

15 0
16.09.2026

'Çöpten Çıkan' Tiyatro Oyunu

Fatma Nudiye Yalçı veya Nudiye Hüseyin, 1930’lu yılların önemli ismiydi. Kıyafet Devrimi’nin yeni yapıldığı, kadın haklarının son derece sınırlı tutulduğu ülkede okudu, yazdı, siyaset yaptı. Sosyalist fikirlere gönül verdi. Vatan Partisi’nin kurucusu ve yöneticisiydi. Politik düşüncelerinin ve faaliyetlerinin bedelini ağır şekilde ödedi. Son derece kararlı, inatçı ve mücadeleciydi. Hiçbir durum ve şart altında ‘beyaz bayrak çekmedi’! Gönlünü verdi fakat dava/‘siyaset’ arkadaşlarının adlarını vermedi! ‘Hak etmediği suçlardan yargılandı. Hayatının beşte birini ‘mahkûm’ sıfatıyla geçirdi!’

Çoğu sosyalist tarafından Hikmet Kıvılcımlı’nın sanılan/bilinen ‘Sosyete ve Teknik’ adlı kitabın muharriresiydi! İthaf yazısında Kıvılcımlı’yı övecek, ‘Boş zamanlarını değil, inkılâba/‘devrime’ bütün ömrünü verdi,’ diye yazacaktı.

Fatma Nuriye Hanım, siyasi tarihimizde ‘Donanma Davası’ diye bilinen - Ağustos 1938’deki! - yargılama sürecini ‘sanık’ kimliği ile yaşadı. Nâzım Hikmet, Kemal Tahir, Hikmet Kıvılcımlı, Kerim Korcan ve Emine Alev Şamilof’un da aralarında bulunduğu kişilerle birlikte yargılandı. Kendisi ve arkadaşları hakkındaki iddia: ‘Komünizm yolu ile askeri isyana teşvik’di!

- Nâzım’ın Mahkûm Melahat’ı… -

Nâzım Hikmet’in ‘Memleketimden İnsan Manzaraları’ndaki ‘Mahkûm Melahat’ ya da ‘Emine Alev’, Fatma Nudiye Yalçı idi! 1938’de, Erkin ‘sefine’sinin hapishanesinde Nâzım’ın koğuş komşusuydu! Rivayete/Tarafların iddiasına göre, adı geçen geminin ‘sintine’sinin/‘en alt bölümü’nün dibinde, diz kapaklarına varan gayrı sıhhi atıkların içindeydiler! Ünlü şair, ‘Koridor / Mahkûm Süleyman çıktı koridora / Mahkûm Melahat’le beraber / Esmerdi Melahat / Boynu uzundu / Ve bir kuş boynu gibi nazlıydı / Dudakları kırmızı ve boyasız,’ diye betimleyecekti! Şiirin devamında mahkûmun durumu anlatılacaktı: ‘Kelepçesiz Melahat / İnce kansız bileklerinin hürriyetiyle mağrur / Ve ellerini kullanabilmek imkânıyla keyifli / Elma yemektedir…’Fatma Nudiye Yalçı Hanım, - Cumhuriyet’in ilk! - becerikli, ileri görüşlü, girişimci kadın yazarlarındandı. 23 yaşında, 1927 yılında, ‘Türkçe Çabuk Öğreten Elifba’ ve ‘Millî Alfabe’yi yazıp neşretti.

‘Türkçe Çabuk Öğreten Elifba’, 64 sayfaydı. ‘Türk Neşriyat Yurdu Maarif ve Şark Kitaphaneleri’ tarafından basıldı. Kapağında kitap okuyan iki genç kız resmi vardı. - Kızların ellerindeki ‘betik’in üzerinde ‘Çabuk Öğreten Elifba’ başlığı, arka kapakta, sol üst köşede ise, ‘Muallime Nudiye Hüseyin’ imzası görülüyordu! - Eserin amacı: Okuma yazma öğreneceklere eski alfabe ile yardımcı olmaktı!

- Fatma Nudiye Hanım’ın Alfabe Örnekleri Kayboldu… -

Maarif Vekâleti, Millet Mektepleri için ‘Millî Alfabe’yi uygun buldu ve tavsiye etti. Kitabın kapağında, Cumhuriyet’in idealize ettiği modern hanımlar ve beyler vardı. Kapak resmi, dönemin ünlü ressamı Münih Fehim’e aitti. Eserin öne çıkan yanı: Alfabenin ve her harfin ayrı ayrı tanıtılması, uygun kısa okuma parçalarının verilmesiydi!

1 Ocak 1929’de, kitabın ilk baskısı satışa sunuldu. Dönemin çok satan bazı gazetelerinin - Milliyet ve Cumhuriyet gibi! - ilan sütunlarında, kitapçılarda satıldığına ilişkin reklâmlar da yayınlandı!

Fatma Nudiye’nin eğitim tarihimiz açısından da çok önemli 2 eserinin hiçbir nüshası açık kaynaklarda bulunamadı. Kayıplara karıştılar! Millî Kütüphane’nin kayıtlarında ‘Millî Alfabe’nin bir örneğinin varlığına ilişkin bilgi mevcuttu! Ama ‘Türkçe Çabuk Öğreten Elifba’nın hiçbir kopyasına rastlan(a)madı. Araştırmacı yazar Mehmet Aslan, eserin bir örneğinin ABD’deki Princeton Üniversitesi’nin kütüphanesinde bulunduğunu belirledi. Tarihçi Prof. M. Şükrü Hanioğlu’na ulaştı. Hanioğlu, Princeton’da Yakın Doğu Araştırmaları Bölümü’nde yöneticiydi. Mektup yazıp yardımını rica etti. Sonunda da kitabın ‘taranmış’ örneğine sahip olabildi!

- Fatma Nudiye Yalçı’nın ‘Beyoğlu 1931’ İsimli Tiyatro Oyunu… -

Fatma Nudiye Hanım, Türkiye’nin ilk kadın oyun yazarıydı! Darülbedayi’de repertuvara alınan eserinin adı: ‘Beyoğlu 1931’di. Eserin kapağındaki imzası da ‘Nudiye Nizamettin’di. - Yazdığı sırada, ünlü gazeteci/yazar Nizamettin Nazif (Tepedelenlioğlu) ile evliydi! - Eser 5 perdelikti. ‘İstanbul sosyetesindeki ahlâk yozlaşmasını ele alıyordu!’ Tiyatro tarihçisi ve eleştirmeni Sevda Şener, bir yazısında yapıtı tanıttı ve temasını anlattı: ‘İstanbul’un belli bir kesiminde görülen ahlâk dejenerasyonunu işledi. Yazar, ‘sosyete yaşamı’ adı altında toplumun geleneksel değer yargılarına uymayan yaşam tarzını işledi. Alafranga ve gösterişli dış görünüş altında, annelerin kızlarını fuhuşa teşvik ettiği, kumarhanelerde toy gençlerin ve hacıağaların soyulduğu kirli ortam vardı. Oyun, toplumsal eleştiri niteliğindeydi!’

Özdemir Nutku da ‘Beyoğlu 1931’i değerlendirdi: ‘Süslü, gösterişli Beyoğlu sosyetesinin iç yüzünü açımlayan oyun! Sosyete; varlıklı, hazır yiyici, sömürücü ve her çeşit sorumluluktan uzak, hiçbir işe yaramadıkları halde, toplumun kaymağını yiyen insan(lar) topluluğu…’

Darülbedayi Dergisi’nde eserin oynanmak üzere repertuvara alındığına ilişkin haber yayınlandı. Ama bir türlü sahnelenmedi! - Kayıtlara/Eldeki bilgilere göre, eserin bir örneği İstanbul Şehir Tiyatroları’nın kitaplığındaydı! - Araştırmacı Mehmet Aslan, oyunun metnini okumak istedi. Ama elde edemedi. Sonra illüzyonist Sermet Erkin’in ‘Tiyatro Oyunları Koleksiyonu’nda bir nüshasının bulunduğunu haber aldı. Yazar Bilgesu Erenus vasıtasıyla Erkin’e ulaştı. Bir örneğini rica etti. Oyun metninin kitap olarak basılmadığını öğrendi. Erkin’in arşivinde, oyuncular için daktilo ile çoğaltılmış nüsha mevcuttu.

- Fatma Nudiye Yalçı, Sosyoloji Kitabı Yazan İlk Kadın Yazardı… -

‘Aslan’ın edindiği bilgiye göre Sermet Erkin, Devlet Tiyatrosu’nun çöpe atmak için ayırdığı eski kitap yığınları arasından elindeki nüshayı bulmuştu!’ Erkin’in kitaba ve tiyatroya olan saygısı/merakı, ‘Beyoğlu 1931’in kaybolmasını önledi! İlk Türk kadın oyun yazarının ‘öncel’ eseri hiç tanınmayacak, daha da önemlisi yeni kuşaklara aktarılamayacaktı!

Fatma Nudiye Yalçı’nın bir başka özelliği de, ülkemizde sosyoloji kitabı yazan ilk kadın yazar olmasıydı. Tarihi Materyalizm - Sosyolojiye Toplu Bir Bakış! - Hikmet Kıvılcımlı ile ortak çalışmalarıydı!

Fatma Nudiye Hanım, ünlü tiyatro/sinema oyuncusu Beklan Algan’ın teyzesiydi. Burjuva kökenli aileden gelmesine karşın sıkı sosyalistti. Tüm insanların eşitliğini ve savaş karşıtlığını savunan, ömrünün tamamını idealine hasredendi! Yaşamı aşk, mücadele, mahkeme koridorları ve hapishane hücrelerinde/koğuşlarında geçti. ‘Fatma Nudiye Yalçı’nın hayat serüveni, ilk dönem Türk sosyalistlerinin de öyküsü sayılabilirdi!’

Fatma Nudiye Yalçı, 1904’de İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Hüseyin Hüsnü Bey, deniz makine önyüzbaşı emeklisiydi. Aile varlıklı sayılırdı. İstanbul’un zengin elitlerinin muhiti diye bilinen/tanınan Talimhane’de otururlardı. Bursa Apartmanı’nın geniş bir dairesinde kalırlardı. Küçük Fatma Nudiye ilkokuldan sonra Notre Dame de Sion Fransız Lisesi'ne devam etti. Ama tamamlayamadı! - Birinci Dünya........

© SiyasetCafe