We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Türkçe sanılandan daha ‘kök’ bir dil mi?

4 3 6
21.09.2021

‘Güneş-dil Kuramı ve İlk Güneş-dil Sözlüğü’ de hazırlamış olan Yazar Kaan Arslanoğlu İngilizce’de, Türkçe kökenli sözcüklerin çokluğu üzerine uzun süredir makaleler yazıyor.

Eşi Prof. Dr. İlknur Arslanoğlu’yla iyi bir gezgin de olan Kaan Arslanoğlu, Batı ülkeleri dillerinin telaffuzunda Türkçe sözcüklerle benzerliğe şaşırarak konuyu daha da derinleştirdi.

Atatürk’ün –maalesef öldükten sonra rafa kaldırılan– Güneş Dil Teorisi’ni yeniden gündeme taşıyarak ‘Güneş-dil Kuramı ve İlk Güneş-dil Sözlüğü’ adıyla bir de kitap hazırlayan Kaan Arslanoğlu’nun son makalesi hepten şaşırtıcı sonuçlar içeriyor.

Fazla uzatmadan Kaan Arslanoğlu’nun internet sitesinde yer alan ve sizleri de şaşırtacağına inandığım çalışmayı yazarın da izniyle aynen alıyorum:
*
İngilizce bir metin yazdım. Aşağıda. İngilizcede tam doğru anlatım bu değildir, anadil İngilizcesi hiç değildir. Oraya takılmayın. (This is not quite correct native english, just a demonstration examle.) Bu sadece bir tezin kanıtlanması için kısa bir örnek.

Bu İngilizce yazıdaki sözcüklerin birkaç zamir ve bağlantı sözcüğü haricinde tamamı Türkçeyle uyumlu. Bunların da büyük çoğunluğunun Türkçe kökenli olduğundan eminiz. İki kitap ve pek çok makalemizde açımlamalarını ayrıntılı olarak yapmıştık.

İŞTE YAZI ve ALTINDA AÇIKLAMASI:


Atatürk turned to (through) me, said: When get out to other alien territories, do not gaze every where as a tourist. Fathers of us once upon a time created big communities, basic organisations in Asia too. At that time pro-Europeans would stay in caves. Then they say Turks know only war. Lie… The first agricultural area “Tarim Basin” in the past is not a tale. (Turkish words) In past years she was a Turkish area, now it is so such as Turkmenistan… Agriculture techniques can be visible in these villages and polises. Oxes were bounded and guided to till earth. Europeans learnt botanic, pasturing animals, manage to use horse. From where? Horse’s origin is “koş”. Europians author says so. English “bud” means in Turkish “tomurcuk”, Turkish “budama” means chopping bud. They also learned making durable gladios and then were able to guard and save their home lands via making architectural structure... untouchable burgs. The term “bourgeoisie” occur thense this connection links. Burgs grew to cities. The top Latin King Ceaser’s name means Keser. Many issues : Section, Sect, Chapter, Butching: Buç- buçuk. Carpenter.. Kerpici. Curettage.. Küreme.. Tumulus tümsek, Tumour tomur, Bug böcek… etc. Encircled concepts.

No body in the past knew aqua in Europe in order to arrive far countries before East cultures grew. Technic of making “tekne” to have bath too. The young Europeans learned from nations where dawn come from. They say the direction “East” means “aus” ışık, parlama. Religious bulletins, godlike Bible and Torah essentialy are like Turkish words. Texture was got from East. They told big water su sea. They tell müren mare. Father Christmases are Ayaz-Ata (Siberian Turks’s dear hero). They tell Face for “yüz”, Foot Turkish “but”, Bear “böri”… Ice “buz”, Partially “parçalı”. Etc. Etc. Many, multi of English prefixes and suffixes are Turkish. Al, ante, aus, com, de, endo, er, less, lic etc… English vocabulary full of Latin (has many Turkish), Arabic, Persian (has many Turkish) and primary Turkish words. All those only image? No. Many of Sanskrit, Arabic, Budhist, Persian scripts written by Turkish authors. Buddha too has turquoise as Euro-Asyatic eyes.

Then they became able to manage a prime culture. They captured brains of us, wises of us, sences of us. Do not scare of the huge horrible pressure. Curv rear this attack back, elect true honest bosses, do not exit from the genuine science path. Keep on my capped assertions in accordance to actual principles of science. Do believe its and your capacity. Biggest part of Kemalists doesn’t wish to savvy me. Heal these spirit illness, for salvation of human genus.

AÇIKLAMA: (*) işaretli Türkçe köklerin açıklaması metnin altında.

Atatürk turned (DÖNDÜ) to (through) (DOĞRU) me (MEN-BEN), said (say: SÖYLEMEK): When (…’INDA) get (GİT) out (aus: DIŞ) to other (ÖTEKİ) alien (EL) territories (TORPAK-TOPRAK), do (ED-ETmek, TU: Çuvaşça “yapmak) not (NE olumsuz sözcüğü) gaze (GÖZLE) everywhere (HER YER) as (“SI” benzerlik eki) a tourist (TUR-TURLAMA). Fathers (ATA) of us (BİZİM) once (ÖNCE) upon (AB-ABA: üstünlük) a time (DEM: Altay Türkçesinde zaman) created (KUR) big (BÜYÜK) communities (KAMU-KAMUG), basic (BASILAN yer, BASIK, temel) organisations (ÖRGÜ) in (BİRÇOK KELİME PARÇASINDA “iç” anlamı verir) Asia too (DE-DA-DAHİ). At that time pro-Europeans (pro-pri-prea etc. BİR- ilk, öncel) would (yapARDI – eDERDİ) stay (sta-sit kökü: OTUR) in caves (KOVUK) . Then (DEN sonra) they say Turks know (gnosis kök: ÖGRENME) only war (VURUŞMA). Lie… (YALAN) The (DE o – DE) first (BİRİNCİ) agricultural area “Tarim Basin” in the past is not a tale (tell: DEME, DEYİŞ). (Turkish Words) (Tarim: TARIM – DARI vb..) (Basin: BASIK yer). In past (BASILMIŞ geçilmiş) years (YIL) she (DİŞİ) was a Turkish area (YER), now (kök: new YENİ – nev) it is so such (ŞÖYLE) as Turkmenistan… Agriculture (*) techniques (TEKNE yapımı ile ilgili) can (*) be visible (İZLENE-GÖZLENEBİLİR) in these villages (EÜL: köy Tatarca) and polises (*). Oxes (ÖKÜZ) were bounded (bind: BAĞLAMA) and guided (GÜTME) to till (DELME-DİLİMLEME, buradaki anlamı toprağı sürme) (Türkçe geçmiş zaman eki ile İngilizce geçmiş zaman eki ortak: DI) earth (YER). Europeans learnt (ÖĞRENME) botanic (BİTME-BİTKİ ile ilgili), pasturing (BESLEME) animals (*), manage (at BİNME, sürme) to use (ASILANMA) horse. From where? Horse’s origin (*) is “koş”. Europians author (*) says so. English “Bud” means (ANLAM-MANA) in Turkish “tomurcuk”, Turkish “budama” means chopping (ÇAP: vurma, kesme) bud. They also learned making (MEK-MAK Türkçe sabit mastar eki) durable (DURABİLİR) gladios (GILIÇ-KILIÇ) and then were able (ABİLMEK-EBİLMEK yeterlik-iktidar eki) to guard (KORUMA) and save (SAVUNMA) their home (DAM) lands (ALAN) via (YOLUYLA) making architectural (ARK ve ARIK ile kadim ilgili yapılar) structure (TURA Altay dillerinde ev, yapı)... untouchable (touch-tact: DOKUNMAK) burgs (*)The term “bourgeoisie” (burjuvazi) occur (ÇIKAR) thense (TE o yolla) this connection (EK-EKLEME) links (bağlantı, İLMİK-İLE-İLİK). Burgs grew (grow: GÜRLEŞME-GÖVERME) to cities (*). The (DE o) top (TEPE) Latin King (könig: KAAN) Ceaser’s name (NAM-ÜN-AN) means “Keser”. Many (MENGİ-BENGİ sonsuz, çok) issues (İŞ): Section, Sect, Chapter, Butching: Buç- buçuk. (KESME-ÇAPMA-BİÇME) Carpenter: KERPİ yapar. Curettage: KÜREME. Tumulus: TÜMSEK. Tumour: TOMUR. Bug: BÖCEK etc. Encircled (SARMAL) concepts (*).

No (NE) body (BEDEN) in the past knew aqua (AKAN) in Europe in order (order: emir, düzen.. ORDU’dan gelir) to arrive (ERİŞME) far (IRAK) countries (KIR)........

© SiyasetCafe


Get it on Google Play