Gandhi’nin ahı, Epstein’in lağımı: Batı’nın 100 yıl geciken karması

“Mantramız: “Yap ya da öl”dür. Ya Hindistan’ı esaretten kurtaracağız ya da bu uğurda öleceğiz; asla köleliğimizin devam edişini görmek için yaşamayacağız.”

Mahatma Gandhi, İngiliz sömürgesinden kurtulmak isteyen milyonlarca Hindistanlı’ya bu sözlerle seslenmişti. Bombay’da yaptığı bu ateşli konuşma, silahsız pasif bağımsızlık direnişine katılan yaklaşık 100 bin kişiyi gözaltına alarak sindirmeye çalışan İngiliz sömürgeciliği için sonun başlangıcıydı. Zor hapis koşulları, açlık grevleri Gandhi ve yoldaşlarını yoldan çevirmemiş, bağımsızlık dışındaki her türlü formül reddedilmiş, milyonlarca Hindistanlı Gandhi’nin çağrısına uyup ekonomik ve sosyal hayattan elini ayağını çekmiş, İngiliz kurumlarını ve şirketlerini boykot etmeye başlamıştı.

İngiltere’de Hindistan’ın ayrılmasına sıcak bakan merkez sol İşçi Partisi’nin seçimleri kazanmasının da etkisiyle başarıya ulaşan bağımsızlık mücadelesi, Gandhi ve arkadaşlarının cesur ve yaratıcı direnişinin meyvesiydi. Gandhi’nin bu uğurda omuz omuza verdiği arkadaşlarından biri de sosyalist aktivist Amarnath Vidyalankar’dı.

Pubjab eyaletinin önemli liderlerinden biri olan Vidyalankar, bağımsızlık mücadelesi sırasında Gandhi ile birlikte hareket ettiği ve sömürge yönetimini eleştiren yazılar kaleme aldığı için dört yıl hapis yatmış cesur bir siyasetçiydi. Uğruna ağır bedel ödediği ülkesi bağımsızlığına kavuşunca kolları sıvamış, sosyalist bir yönetiminin kurulması için aktif siyasete girmiş, milletvekili olmuştu. 1985’teki vefatına kadar siyasetle uğraşan Vidyalankar, çok büyük makamlara ulaşmamış, uğruna ödediği bedelin karşılığında kusursuz bir sosyalist yönetimin kurulmasını görmeye ömrü yetmemişti.

Hindistan ise bugün Trump’a ilham olan otoriter sağcı bir Hindu köktendincisi Modi tarafından yönetilen ve ülkeyi bağımsızlığına kavuşturan, Vidyalankar’ın ölümüne kadar üyesi olduğu merkez sol Kongre Partisi’nin her seçimde hezimete uğradığı bir ülke. Büyük ihtimalle Vidyalankar ülkesinin bugünkü halini görse ödediği bedeller ve savunduğu idealler karşısında büyük bir hayal kırıklığına uğrar, hayata küserdi.

Fakat Vidyalankar’ın kendi ülkesinde ektiği tohumlar filiz vermese de binlerce kilometre uzaklıktaki Amerikan anayasasının onaylandığı Philadelphia kentinde belki de pek istemeden ektiği bir tohum tüm dünyayı tesir altına alan bir çiçek açtı.

Vidyalankar’ın Amerika’da doğan sosyalist torunu Ro Khanna, dedesinin intikamını alırcasına tüm Batı elitlerinin yozlaşmış ilişkilerini, sınırsız bir kapitalizmin korkunçluğunu, kayırmacılığın nobranlığını ve küresel bir sömürü düzeninin vahşiliğini aynı Gandhi gibi stratejik bir mücadele sonucu ifşa etti.

Ve adeta rahmetli dedesinin intikamını alırcasına pamuk ipliğinde sallanan İngiliz hükümetine son bir fiske vurdu, başbakan Keir Starmer’i koltuğundan etmeye bir adım daha yaklaştı.

Bugün dünyanın dört bir yanında milyonlarca insanın ilgisini çeken, ünlü avukatlardan prestijli üniversite hocalarına, Norveçli diplomatlardan İngiltere siyasetinin kilit isimlerine birçok küresel elitin istifaya zorlayan veya yeni soruşturmaların şüphelisi haline getiren Epstein belgelerinin kamuoyuna teker teker açıklanmasının arkasında ilginç bir dostluk var.

Demokrat Parti’nin sol kanadı ile İsrail konusunda eleştirel bakan Cumhuriyetçi Parti mensubu ulusalcı vekiller, ortak bir yasa teklifini uzun bir süredir gündemde tutmaya, Kongre’nin oylamasına sunmaya hazırlanıyordu. Bu yasa teklifinin iki mimarından biri de Temsilciler Meclisi’nde California vekilliği yapan sosyalist Demokrat Partili Ro Khanna. Ro Khanna gibi müesses nizam karşıtı olan ve Epstein belgelerinde adı geçen Demokrat Partili isimlere en başından beri mesafeli duran biri için bu sürpriz değil. Fakat Ro Khanna, çok stratejik bir şekilde yasa teklifinin Kongre gündemine alınması için gerekli basit çoğunluğa ulaşmak amacıyla normal şartlarda asla yan yana gelmeyeceği bazı Cumhuriyetçi vekillerle iş birliğine gitti. Böylece Kentuckyli Thomas Massie, radikal sağcılar Marjorie Taylor Greene ve Nancy Mace gibi çok ilginç Cumhuriyetçiyle görüştü, onları da yasanın sponsoru haline getirdi.

Cumhuriyetçi Thomas Massie en az Ro Khanna kadar ilginç biri. Kendisini sıkı bir liberteryen olarak tanımlıyor ve her türlü federal devlet müdahalesine karşı çıkışlarıyla biliniyor. Kentucky kırsalında elektriğini ve suyunu kendi getirdiği, yoldan uzakta bir çiftlik evi var. Bu evi ormanda bulduğu kütüklerden ve malzemelerden kısa bir süre önce vefat eden eşiyle birlikte inşa........

© Serbestiyet