Neden ‘Saraydan Kız Kaçırma’dan daha kolay oldu? |
Maduro ve eşinin saraylarına helikopterlerle indirilen özel timler tarafından, pijamaları ve terlikleriyle ABD’ye kaçırılması en ucuz Hollywood yapımı Amerikan propaganda filmleri için bile çok avam bir hikaye kalır.
Mozart’ın Saraydan Kız Kaçırma operasında bile daha fazla direniş oluyor.
Herkesin aklına haklı olarak o soru geliyor; Peki, o halde neden bu kadar kolay oldu?
Meşruiyeti kalmamıştı, diktatördü, Venezuelalılar çok mutlu size ne oluyor diye kestirme cevapları olanlar var.
Ne olursa olsun BM üyesi bir ülkenin devlet başkanı olan Maduro’nun yatağından eşiyle kaçırılmasında hala hukuk, meşruiyet, demokrasi arayanlarınki artık bir çeşit mafyatik liberalizm oluyor herhalde.
Zulüm altında inleyen halklara özgürlük ve demokrasi dağıtan ABD ve Batı hikayesine Trump bile kıs kıs gülüyor olmalı.
En son Danimarka Krallığı altında inim inim inleyen Grönlandlı yerlileri özgürleştirmeyi vaad etti, Kolombiya’nın görev süresi Mayıs’ta dolacak ve bir daha da seçimde aday olma hakkı olmayan devlet başkanını “hasta kokain mafyası” ilan edip devirmekle tehdit etti.
Buna Donreo Doktirini deniyor. Ona en son gelelim.
Önce neden bu kadar kolay oldu sorusu üzerinde biraz daha duralım.
Bir ülkenin devlet başkanın alçak uçuş yapan helikopterle çatışmasız ülkeden kaçırılmasının tek sebebi Amerikan timlerinin süper yetenekleri olmasa gerek.
Hava savunmaları belki yok ama yerden 10 metre yukarıdan uçan helikopterlere ateş açacak bir tane asker bile yok muydu?
Hikayenin bu kısmının cevabını Maduro düşünce yerine geçen vekili Delcy Rodríguez’de aramak gerekiyor.
Ağzında bakla ıslanmayan Trump, küstah basın açıklamasında anlaşmanın sinyalini aslında vermişti.
Trump, “Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Rodriguez’le görüştüğünü ve Rodriguez’in de “Venezuela’yı yeniden büyük yapmak için Washington’un gerekli gördüğü adımları atmaya hazır olduğu söylediğini” aktardı.
Daha sonra “eğer ondan istenenleri yapıp, petrol ve diğer şeyleri vermezse bir kez daha ve daha fena Venezuela’yı vuracağını” söyleyerek bu anlaşma iddiasını teyit etti.
Trump aynı toplantıda, Maduro kaçırılınca ülkenin anahtarının ABD tarafından kendisine verilmesini beklediği anlaşılan Nobel Barış Ödüllü Machado’yu ise fena harcamıştı: “Hoş bir kadın ama gücüyü yok, kimse oma saygı duymuyor”
Nobel oyuncağını alan kadını affetmediği belli oluyordu. Zaten Beyaz Saray kaynakları Washington Post’a herkesin ilk aklına gelenin doğru olduğunu anlattılar. Gerçekten da Trump, ödülü Trump’a verin diyerek reddetmediği için Machado’yu çizmişti.
Ama hem Trump hem de Küba kökenli Dışişleri Bakanı Rubio, Venezuela’da seçim için şartların uygun olmadığını söyleyerek mevcut yönetimle yola devam mesajını da vermiş oldular.
Mevcut yönetim kim peki?
Maduro’nun en yakın arkadaşlarının yönetimi.
Yani süper liberal hayaller yine boşa çıktı.
Peki yeni vekil başkan Delcy Rodríguez Amerikan işbirlikçisi mi?
İlk çıktığı yayında hiç de öyle konuşmadı: “Venezuela hiçbir ülkenin kolonisi olmayacak. Venezuela’nın tek bir devlet başkanı vardır, o da Nicolás Maduro Moros’tur” dedi.
Zaten 56 yaşındaki Rodríguez, Hugo Chávez tarafından kurulan ve Chávez’in 2013’teki ölümünden sonra Maduro tarafından sürdürülen Chavismo hareketinin son yirmi yılı aşkın süredir merkezinde yer alıyor. Sadece kendisi değil ağabeyi de Chavez döneminden beri kritik görevlerde bulunan bir isim.
İki kardeşin anti- Amerikancılığı Chavez ve Maduro’dan çok daha eski.
Babalarından bir miras.
Babaları Jorge........