We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Meclis’te gece yarısı eski filmler kuşağı...

45 0 0
21.01.2019

03.24.

17 Ocak Perşembe gecesi Meclis genel kurulunda “Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin görüşülmeye başlandığı saat bu.

Sinema işletmecileriyle öncülüğünü Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan, Şahan Gökbakar’ın yaptığı sinema yapımcıları arasındaki patlayan mısırlı-sinema bileti tartışmasını bitirmek için fazla mesai yaptı Meclis ve kanun o geceki görüşmelerde kabul edildi.

Meclis’ten kanunun geçmesiyle ilgili yapılan haberlerde ise bir tuhaflık vardı.

Kişi başına düşen tuhaflık sayısının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiği bu zamanlarda bu tuhaflık dikkatinizi çekmemiş olabilir. Bir haberden okuyalım:

“Mısırlı bilet tartışmasına son. Sinemada işletmeci-yapımcı tartışmasını bitirmesi için hazırlanan düzenleme Meclis’ten geçti. Mısır satışı uygulamasıyla ilgili tartışmalara Kültür ve Turizm Bakanlığı da dahil olmuş ve yeni bir yasa tasarısı hazırlamıştı. O tasarı dün Meclis’te kabul edildi.”

Haberdeki tuhaflık dikkatli gözlerden kaçmamıştır.

Çünkü Cumhurbaşkanlığı sistemine göre artık Meclis’te hükümet tasarıları görüşülmüyor, bakanlıklar yasa hazırlayıp Meclis gündemine getiremiyor. Yasaları milletvekilleri hazırlıyor ve önerebiliyor.

Hatta Referandum tartışmaları sırasında yeni sistemde Meclis’in gücünün azalacağını iddia edenlere karşı çıkanların en önemli argümanlarından biriydi bu.

“Güçlü Meclis” sloganıyla gidilen referandum paketini savunanlara göre yeni sistemle Meclis esas görevi olan yasamayı hakkıyla ifa edecek, milletvekilleri üzerindeki hükümet baskısı azalacak, yasa kalitesi artacaktı.

Türkiye’de sözler havada uçup kayboluyor.

O günlerde hararetle bu tezi savunanlardan, sistemin tasarımında da yer almış bir kaçının ne dediğini de hatırlayalım:

“Yasalar ilgili bakanlıklarda hazırlanıyor artık hazırlanmayacak. Bizimkiler halkla ilişkiler yaparlar. Amerika’daki parlamenterler klasörlerle geziyorlar bizimkilerde kanun yapacaklar. Artık parlamentodakilerin kanun yapacak nitelikte insanların olması gerekiyor. Amerika'da 70 komisyon var. Bu komisyonlar ülkenin sorunları ile ilgili yasa hazırlıyor. Biz de yasama faaliyetini yerine getiren bir sistem getireceğiz. Tüzük, komisyonlar, parlamenterlerin çalışma sistemi değişecek."

“Tam tersine Meclis yeni sistemde çok güçleniyor. Yürütmenin, kanun tasarısı sunma hakkı yok. Kanun teklifini sadece milletvekilleri verecek, yürütüme buna katılamayacak. Yani yürütmenin yasama üzerindeki hükümranlığına son verilmiş olacak. Bu parlamentoyu özgürleştirir.”

Oldukça iddialı vaatlerdi bunlar.

Aslında bir noktada haklılar, haberi hazırlayan Meclis muhabirlerinin, editörlerin yanıldığı bir yer var çünkü.

Gerçekten de oldukça ayrıntılı, teknik maddeler içeren bu yasanın altında Kültür Bakanlığı’nın değil, 16 AK Partili milletvekilinin imzası vardı.

Çoğunluğu hukukçu, ilahiyatçı ve inşaat mühendisi olan bu değerli milletvekilleri içinde tasarıyla ilgili olabilecek tek isim eski Kültür Bakan Yardımcısı Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman.

2018’in son haftasında Meclis’e sunulmuş........

© Serbestiyet