We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Challenger neden infilak etmişti?

32 8 0
21.09.2020

Hemen sorunun cevabını verelim: Bir conta yüzünden.

Zamanının en ileri teknolojisiyle koca bir uzay mekiği yap, bütün dünyanın hayran bakışları altında uzaya doğru fırlat ama basit bir conta yüzünden bütün dünyanın gözü önünde havada parçalansın. İtibarın yerle bir olsun.

Tam olarak bizdeki o meşhur deyişi hatırlatan bir hikaye:

Bir mıh (çivi) bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir eri, bir er bir cengi, bir cenk bir vatanı kurtarır.

Fakat bu hikayeden çıkarılacak ders sadece bu değil.

Ama tabii Challenger derken tam olarak neden bahsettiğimizi herkes hatırlamayabilir.

Oysa çocukluğu ve gençliği 80’li yıllara denk gelenlerin hafızalarından çıkmayan bir görüntüydü.

28 Ocak 1986 günü büyük bir heyecanla uzaya fırlatılan Challenger uzay mekiği, atmosferden uzaklaşırken yakıt tankının ayrılacağı sırada bir anda infilak etmişti.

İçinde az önce gülümseyerek ve el sallayarak mekiğin dar kapısından içeriye girişlerini izlediğimiz ikisi kadın yedi astronotla birlikte.

34 yıl önceki o günle ilgili hafızalarımızda patlama sonrası gökyüzünde oluşan ve ördeğe ya da leyleğe benzeyen buluttan fazla bir şey kalmadı.

Ama Netflix’te gösterime giren dört bölümlük Challenger: Son Yolculuk belgeseli, Challenger faciasından hatırlanacak ve öğrenilecek çok şey olduğunu hatırlatıyor.

Öncelikle patlamada ölen yedi kişilik mürettebatın hepsi astronot değildi.

Sharon McAuliffe, 38 yaşında bir öğretmendi.

Aslında onun o mekikte olması, patlamanın da arkasındaki sebeplerden biriydi.

ABD, 1969’da Ay’a çıktıktan sonra uzay çalışmalarında ne yapılacağı konusunda kafalar karışmıştı. Sovyetler ile girilen yarışta en zoru başarılmıştı. NASA, bütün enerjisini, birikimini Ay misyonu için seferber etmişti. Peki şimdi ne yapılacaktı?

İşte uzay mekikleri bu sorunun cevabı olarak ortaya çıkmıştı.

Apollo 11’den sonra da Ay’a ve uzaya insanlı insansız roketler gönderilmişti. Fakat büyük masraflar edilerek uzaya gönderilen roketlerden geriye dünyaya içindeki astronotlarla denize düşen küçük kapsüllerden başka bir şey kalmıyordu.

Büyük paralarla yapılan roketler sadece bir kullanımlıktı.

NASA’nın yeni hedefi uzaya gidip geri gelebilen uçakvari bir taşıt tasarlamak oldu. Hatta uzayı artık bir uçuş destinasyonuna çevirmek, maliyetleri düşürüp, ticari uzay uçuşlarına başlamak.

Bunun ilk kısmını yapmayı başardılar. 1977’de geliştirilen Enterprise uzay mekiğiyle yapılan denemelerden sonra ilk uzay aracı Colombia iki astronotla 1981’de uzaya gönderildi ve tek parça olarak geri döndü.

ABD ve NASA, 1969’daki ay misyonundan sonra yeniden bütün dünyada büyük bir sükse yapmıştı.

İzleyen yıllarda, her yıl sayısı artarak uzaya mekikler gönderilmeye başlandı. Artık uzaya tarifeli uçuşlarla gidilebileceği de konuşuluyordu.

Tabii bu hiçbir zaman mümkün olmadı. Çünkü ticari olarak herhangi bir şekilde böyle bir uçuşun masrafları karşılanamazdı.

Peki bu uçuşların masraflarını kim karşılıyordu? Tabii ki ABD devleti. Kongre’deki komite her yıl NASA’nın bütçesini onaylıyordu.

Fakat uçuşlar arttıkça, neredeyse her ay uzaya bir mekik fırlatılmaya başlanınca uzay seyahatleri haberleri gazetelerin manşetlerinden, iç sayfalarına doğru düşmeye başlamıştı.

İnsanların uzay macerasına ilgisi azalıyordu.

Halbuki bu işi Kongre’nin finanse etmesinin esas motivasyonu içerideki bu büyük ilgi, dünyada yaptığı sükseydi.

NASA telaşlanmaya başlamıştı. Hatta bu yüzden bütçelerine karar veren Kongre’deki komite üyesi iki senatör mekiklerle uzaya götürülmüştü.

Ama yeniden toplumun heyecanını artırmak için acilen bir şeyler yapılmalıydı.

Bu sırada halkla ilişkiler uzmanlarının aklına bir fikir geldi.

Neden bir uzay seyahatine sivil bir ABD vatandaşı da götürülmesin?

Bu açıklanır açıklanmaz bir anda bütün ilgi tekrar uzay çalışmalarına döndü. Sanatçılar, yazarlar, siyasetçiler gönüllü olarak ortaya atıldılar.

Peki yüzbinlerce gönüllü arasından bu şanslı uzay yolcusu nasıl seçilecekti?

Başkan Reagan çıkıp, bu ismin öğretmenler arasından seçileceğini açıkladı.

Amaç bu uzay yolculuğunu çocuklar ve gençler için bir derse çevirmekti.

10 bin öğretmen gönüllü olarak başvurdu. Mülakatlar ve elemeler sonunda geriye 10 öğretmen kaldı.

Bu 10 öğretmen NASA’da testlerden geçtiler, eğitimler........

© Serbestiyet


Get it on Google Play