We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

26 yıl önce “uçaktan düşen bombalar”…

59 5 2
29.08.2020

27 Mart 1994 yerel seçimlerinden hemen sonraki gün.

Türkiye’nin tek merak ettiği İstanbul ve Ankara’da seçimleri Refah Partisi adaylarının kazanıp kazanmadığıydı.

Erdoğan, Gökçek portrelerinin, Refah Partisinin sürpriz başarısı üzerine korkuyla karışık yorumların çıktığı o günkü gazetelerin iç sayfalarında kenarda kalmış bir haber çok az kişinin dikkatini çekmiş olmalı:

“Şırnak’ta bomba düştü: Şırnak’ın Kumçatı beldesine bağlı Koçaklı köyüne bölgede operasyon yapan Türk savaş uçaklarından birinden bomba düşmesi sonucu 12 kişinin öldüğü, 8 kişinin de yaralandığı öne sürüldü.” (Cumhuriyet)

“Köyde 12 ölü: Şırnak’ın Cudi, Gabar, Namaz Dağlarında PKK’ya karşı hava destekli operasyonlar sürerken, önceki gün 12.00 sularında kent merkezine 30 kilometre mesafedeki Koçaklı köyüne uçaktan bir bomba düştüğü öne sürüldü.” (Milliyet)

Birbirine benzeyen kısa haberlerde hep aynı vurgu vardı: “Uçaktan bomba düştü.”

Sanki askeri jetin kapısı yanlışlıkla açılmış bir bomba kapıdan yuvarlanmış gibi verilmişti haberler.

2011’de Uludere’de bile çıplak gerçeği çok az gazete söyleyebilmişti,1994’de bunu söylemek daha da zordu.

Birkaç ay sonra Cudi’ye bayrak çekilerek terörle mücadelede zafer ilan edilecekti.

Çiller, terörü bitiren Başbakan olmak istiyordu. Bu uğurda devlet “rutin dışına” çıkmıştı.

Öyle ki birkaç ay sonra SHP’li İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanı Azimet Köylüoğlu ve Tunceli milletvekili Sinan Yerlikaya ile birlikte Dersim’den gelen muhtarları kabul eden Başbakan Tansu Çiller, bir muhtarın “Köylerimizi askerler yaktı, hatta bu operasyonlara askeri helikopterler de katıldı” sözlerinin üzerine şöyle demişti:

“Her gördüğünüz helikopteri bizim helikopter sanmayın. Bu PKK’nın helikopteri de olabilir. Rus, Afgan, Ermeni helikopteri de olabilir. Çünkü bazen sınırı ihlal edip girebiliyorlar.”

Çiller’in “PKK’nın helikopteri” sözüyle o günlerde PKK bile dalga geçmişti.

O yüzden ancak “bir uçaktan bomba düşmüş” olabilirdi.

Gazetelerin iç sayfalarında kenarda köşede kalmış haber büyük bir trajediydi.

Ancak iki gün sonra haber olabilmişti. Ne ölü sayısı doğruydu ne de köyün adı.

26 Mart 1994 günü sabah saatleri Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Kuşkonar ve Koçağılı köylerinde hayat rutin başlamıştı.

İki köyün erkekleri köyün dışındaki tarlada çalışıyor, çocuklar dışarıda oynuyordu.

Saat: 10.30-11.00 sularında uçak sesleri duydular ama bu sesler artık onların günlük hayatının bir parçası haline gelmişti.

Ama birazdan köylülerin “masa kadar” dedikleri kazan bombalarından ilki bir evin üstüne, ikincisi okula isabet etti.

Jetler gittiğinde bilanço ağırdı.

Koçağılı köyünde 13, Kuşkonar köyünde 25 sivil hayatını kaybetmişti.

Ölen 38 kişiden, 24’ü çocuktu. Onlardan 7’si ise bebek. Geri kalanların çoğu ise erkekler tarlada olduğu için kadınlar ve yaşlılardı.

Bombalamalar çevrede sürdüğü için Kuşkonar’daki cenazeler dinî bir tören bile yapılamadan toplu bir mezara gömüldü.

Ne savcı geldi, ne de tek bir otopsi yapıldı. Yaralılar etraftaki köylülerin yardımıyla Cizre ve Mardin’deki hastanelere kaldırıldı, köylüler komşu köylere sığındı.

Kumçatı beldesine sığınanlar Jandarmaya verdikleri ilk ifadede “Kazaydı, şikâyetçi değiliz” dediler.

Koçağılı köyünün muhtarı Halil Seyrek ise 1 Nisan günü Şırnak savcısına gidip köyün askerî uçaklar tarafından vurulduğunu anlattı.

26 yıllık hukuk mücadelesi o ifadeyle başladı.

Soruşturmayı başlatan Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı, tanıkların iddia ettiği bombalama iddiasını inceledi.

Bombalamayı gösteren ilk hukuki delil, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden üç yaşındaki Zahide Kıraç’ın savcının da katıldığı otopsiyle bir ateşli silahla parçalandığı tespit edilen kafatasıydı.

Şırnak Cumhuriyet Savcısı, 10 gün içinde soruşturmasını tamamladı ve 7 Nisan 1994 günü saldırının PKK tarafından gerçekleştirildiğine hükmederek görevsizlik kararı verdi. Dosyayı terör suçlarına bakan Diyarbakır DGM Başsavcılığına gönderdi.

Bu arada konu TBMM’ye taşındı. 23 Haziran 1994’de Şırnak Milletvekili Selim Sadak’ın Kuşkonar ve Koçağılı köylerindeki katliamla ilgili sorusuna cevap veren İçişleri Bakanı Nahit Menteşe şöyle dedi:

“26 Mart 1994 günü Şırnak, Merkez, Koçağılı köyü kuzeyindeki Stoker tepe ile Kuşkonar köyünün kuzeyindeki kayalıklarda 1.000 civarında teröristin toplandığı, Şırnak İl Merkezi ile bölgede bulunan Askerî Birliklere eylem hazırlığı içinde bulundukları duyumunun alınmasını müteakip teröristlerin bulunduğu Stoker tepe ile Kuşkonar köyünün kuzeyindeki kayalıklara hava harekâtı düzenlenmiştir. 2. hava harekâtı sonucunda teröristlerin telsiz konuşmalarından 150........

© Serbestiyet


Get it on Google Play