Evde bir bayram havası |
İki yıl önce bu vakitler, Amedspor 2. Lig’den 1. Lig’e çıkmış, ben de Serbestiyet’te “Makbul misafirlik” başlıklı bir yazı yazmıştım. Dilim döndüğünce, Amedspro’un 1. Lig’deki misafirliğini çok fazla uzatmaması ve tez elden Süper Lig’e çıkması gerektiğini ifade etmiştim. Evet, 1 Lig güzel ve kıymetliydi, lakin Amedspor’a daimi bir mekân olacak bir yer değildi. Amedspor, hasretliği daha fazla büyümeden, asıl evine geçmeli, Süper Lig’in yolunu tutmalıydı.
Başarıdan başı dönmüş bir hayalperestlik, temelden yoksun bir umut tacirliği, kendi dünyasından başkasına bigâne bir kendinden geçmişlik veya sudaki aksine vurgun bir narsistlik değildi bu. Bir kulüp olarak Amedspor’un potansiyeli, bir şehir olarak Diyarbekir’in dinamizmi ve kendini adamış bir kitle olarak taraftarın talepkarlığı, zorunlu bir istikamet olarak Süper Lig’i işaret ediyordu. İlk yıl, hadi diyelim acemilik oldu; ama ikinci yıl Amedspor, en üstteki yerini almalıydı.
Sezona bu hedefle girdi Amedspor. İlk başlarda emin adımlarla da ilerledi. Fakat güzergahın üzerinde bazı kazalar oldu; hoca seçiminde doğru tercihlerde bulunulmadı; bazen takım ile hocanın, bazen taraftar ile hocanın kimyası tutmadı, üç kez hoca değişikliğine gidildi. Ligi daha erken koparması lazımdı Amedspor’un ama son düzlüğe Erokspor ile nefes nefese girildi.
Öyle ki son beş maç Amedspor taraftarının ömründen ömür yedi; beş maçtan bir galibiyet çıkaramadı, dört beraberlik, bir mağlubiyet aldı. Normalde şampiyonluğa oynayan bir takımın böyle bir istatistiği olmaz, olmaz; olursa şampiyonluk tuzla buz olur. Ama Allah’tan Erokspor da kayıplara karıştı; önüne çıkan fırsatları bol kepçeden harcadı.
Alın son iki haftayı: Geçen hafta Erokspor Sarıyer’e yenildi. Amedspor Bodrumspor karşısında maçın son saniyesine 1-0 önde girdi. Galibiyetini korusa, neredeyse ligin fişini çekmiş olurdu. Ancak son saniyede kalesini muhafaza edemeyip gol yiyince, düğümün çözümü bu haftaya kaldı. Bu hafta iki takım aynı puandaydı; Amedspor Iğdır’daydı,........