Münih ruhu
Münih Güvenlik Konferansı’nın bu yıl en dikkat çeken isimleri Mazlum Abdi ve İlham Ahmed oldu. Abdi ve Ahmed, başta Fransa Devlet Başkanı Macron ve ABD Dışişleri Bakanı Rubio olmak üzere, dünya siyasetine yön veren isimlerle bir araya geldiler ve sembolik değeri yüksek resimler verdiler. Türkiye’de de Abdi ve Ahmed’in görüşme trafiği yakından takip edildi.
İkilinin Münih’teki diplomasi sahnesinde çıkmalarında iki aktörün önemli bir rol oynadığı söylenebilir: Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) ve Türkiye. KBY, bir süredir Suriyeli Kürtlerin diplomatik arenada varlık göstermeleri için yoğun bir gayret sarf ediyor. Daha önce Abdi’yi Duhok Güvenli Konferans’ında ağırlamıştı. Keza Mesud Barzani, Abdi ve ENKS yöneticilerini yanına alarak Erbil’de ABD Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrrack ile masaya oturmuştu. Erbil’in sahip olduğu ciddi diplomatik ve siyasi ağı, Münih’teki tablonun ortaya çıkması için de seferber ettiği açık.
Ankara’ya gelince; bazı kesimler Münih’teki manzaranın Ankara’nın arzusu hilafına oluştuğu iddiasındalar. Ancak bu iddianın bazı zaafları var: Bir kere, Türkiye’nin mutlak bir vetosu olsaydı, Almanya Türkiye’ye rağmen bu işin altına girmezdi Ayrıca gerek Ahmed’in ve gerek Neçirvan Barzani’nin konuyla ilgili açıklamaları da, bu iddianın gerçeğe tekabül etmediğini gösteriyor. Ahmed, Türkiye’nin kendilerine karşı tavrının müspet yönde değiştiğini söylemişti. Barzani de, Türkiye’nin bu süreçte önemli ve olumlu bir işlev üstlendiğini belirtmişti. Demek, kamuoyu önündeki sert dilin aksine perde gerisinde daha yumuşak bir siyaset........
