Ritüel: Kalp kadar kalıp da önemli

Ziyadesiyle akla ve söze dayalı bir zaman sayılabilir modern zamanlar. Herşeye hükmetme isteğiyle birleştiğinde bu tavır yaptıklarımızda nihai anlamı sadece kontrol altında olana indirger. Sadece biz bilirsek birşey anlamlıymış gibi gelir. Halbuki insan hayatı bir insanın bilmesine sığmayacak kadar bir genişlik (toplum) ve derinlikte (tarih) akar. Yaptıklarımızda bütün bir toplum yankılanır. Fiilerimizde anne-babalarımızın telkinleri ile çocuklarımızın beklentileri buluşur. Tarihsel olduğumuz için toplumsallığa gömülüyüz.

Bireyin otonomisini abartan yaklaşımlar ve rasyonaliteyi kontrole indirgeyenler insan doğasının önemli bir kısmını ıskalarlar. Bir insan tekinin keyfine ve ömrüne sığmayan nakışları var hayatın. Geleneğin rafine hale getirdiği formlara ve kalıplara hürmet keyfi bir tercih değil hayatî bir ihtiyaçtır. Bir ağacın toprağın altında başka ağaçların köklerine dokunuyor olması gibi bir temastır sözkonusu olan. Bazı şeylerin hemen göze görünmemesi yokluğuna delil değildir. Ritüel, insan hayatının hakkı yeterince takdir edilmeyen bir unsurudur. Öznenin özerklik gururu ritüelin lüzum ve faydasını görünmezleştirmiştir.

Peki kalbi temiz olmak neden yeterli olmasın? Biri “ibadete gerek yok, anlamını zaten biliyoruz”........

© Serbestiyet