Modern insan neden Kurban ibadetinden rahatsız oluyor?

Modern insan neden Kurban ibadetinden rahatsız oluyor?

Türkiye’ye geldiğimde beni en çok şaşırtan unsurlardan biri kurban ibadetini eleştiren, ona mesafe koyan ve ilkellikle suçlayan insanlarla tanışmak oldu. Elbette bu eleştiri veganlardan geliyor olsa o kadar şaşırmazdım, zira bu eleştiri tutarlı olurdu (bu kamptaki dostlara daha önceden kaleme aldığım şu yazıma göz atabilir:

https://serbestiyet.com/gunun-yazilari/hayvan-haklari-savunucusu-kurban-kesebilir-mi-170790/

Ancak söz konusu eleştiri günlük olarak hayvansal gıda tüketmekten çekinmeyen insanlar tarafından da dile getiriliyordu. Bir sosyolog ve felsefeci için bu tepki başlı başına ilginçtir. Zira toplum hakkında önemli bilgiler taşır. Bu yazıda kanaatimce bu tepkinin arkasında yatan bazı modern olguları ele almaya çalışacağım. Gelin hep beraber bu fenomen üzerine düşünelim. Kim bilir belki de bu düşünce egzersizi kurban ibadetinin geçmiş toplumlarda taşımadığı bazı yeni hikmetler taşıdığını gösterebilir.

Steril Hayata Ölümü Göstermek

Kanaatimce söz konusu tepkiler sadece dinden uzaklaşmakla açıklanamaz. Zira benzer bir tepkiyi dine çok mesafeli olmayan bazı dostlardan duymak da mümkün. Dolayısıyla bu tepkinin kökenindeki faktörlerin bir kısmı modernitenin inşa ettiği varlık algısı ve yabancılaşma ile ilgili olmalıdır. Yabancılaşma ifadesini bilinçli kullanıyorum çünkü modern şehir hayatı kadim insan yaşantısının önemli bir unsuru olan ölüm ve acı gerçeğini yapısal olarak gizlemektedir.

Eskiden eve ebeler gelir, orada doğum olurdu. Bugün hastanelerde doğuyoruz. Eskiden ölüm döşekleri evlerde kurulur, insanlar evlerinde herkesin gözü önünde ölürdü. Yas uzun bir zaman sürer, insanlar şehir içindeki mezarlıklara gömülürdü. Mezarlıklar sık sık ziyaret edilirdi. Bugün ölümler hastanelerin beyaz odalarına, morgların gri çekmecelerine ve şehrin çok dışındaki steril mezarlıklara sürgün edilmiştir. Yaşlanma da bundan nasibini aldı. Kırışıklıkları örtmek için birbirimizle yarışıyor, genç kalmayı övüyor, yaşlıları huzurevlerine gönderiyoruz. Fransız filozof Jean Baudrillard’ın deyimiyle modern toplumun ayırt edici özelliği, ölümün hayatın bir parçası olmaktan çıkıp, saklanması gereken bir ‘arıza’, bir ‘skandal’ haline gelmesidir. Ölüm artık varoluşun bir evresi değil, sistemin başarısızlığıdır.Zygmunt Bauman da benzer kanaattedir. Bauman, modernitenin ölümü “parçalara ayırarak” dekonstrükte ettiğini söyler. Modern insan ölümün bütünüyle savaşamaz, bu yüzden onu küçük sağlık problemlerine (kolesterol, sigara, spor vb.) indirger. Meşhur çalışması “Varlık ve Zaman”da Martin Heidegger insanı “Ölüme doğru varlık” olarak tanımlar. Heidegger’e göre modern gündelik hayat, insanı ölüm gerçeğinden kaçırmak, onu oyalamak için tasarlanmıştır.

Ben ilk ne zaman ölümle karşılaştım, biliyor musunuz? 5-6 yaşlarında olmalıyım. Makedonya’nın Ohri kenti kırsal ile şehrin iç içe geçtiği bir yerdir. Ben hem tarım, hem de hayvancılık olan bir evde doğdum. Gübre ya da tohum satın almaz, kendi kendini döndüren bir çiftlik evde yaşardık. Tabi kurban olarak kestiğimiz hayvanlar bizim bakıp büyüttüğümüz hayvanlardı. Bir çocuk olarak ben bu hayvanlarla oynayarak büyürdüm. Hepsine isim takardık. Sonra kurban bayramında birkaçı ortadan kaybolurdu, geriye organlar ve et yığınları kalırdı. Bir çocuk olarak dedeme gidip ağladığımı hatırlıyorum. Neden kestiğini anlamaya çalışıyordum. Dedemin cevabını unutmuyorum: “Hayatta her şey geçicidir, Allah hariç. Başka daha güzel varlıklar gelsin diye biz gitmeliyiz.” Dedeme şaşkın bir şekilde “Sen de mi gideceksin?” diye sordum. “Evet, ama üzülme Allah hep seninle olacak. Ve bir gün de hepimizi buluşturacak.” Ondan sonra da bana Hz. İbrahim ve Hz. İsmail kıssasını anlattı. O gün ölüm gerçeğini teorik olarak değil, deneyimsel olarak öğrendim. Bir daha da Stoacı slogan “Memento Mori” gibi ölümü unutmadım, her kurban bayramı hatırladım. Zaten örfümüz gereği Makedonya’da her bayram ilk iş ölülerimizi ziyaret ederiz.Sorumuza dönersek, kurban ibadeti modern insanın çok uğraşarak inşa ettiği bu steril ve pürüzsüz dünyayı sarsar. Ölümün, kanın ve bir canın son buluşunun çıplak gerçekliğiyle sokakta, bahçede yüzleşmek modern zihne bastırdığı fânilik ve ölüm........

© Serbestiyet