We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

YSK gerekçesi: İmamoğlu’nun haklılığını belgeleyen bir metin

50 0 0
23.05.2019

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 6 Mayıs’ta verdiği kısa kararı nihayet gerekçelendirdi ve 31 Mart’taki İstanbul seçimini neden iptal ettiğini açıkladı.

Gerekçe, adı üstünde “kısa” olan kararı tahkim etmek, o kararın doğru olduğu hususunda kamuoyunu ikna etmek üzere hazırlanan bir belge... Fakat dün (22 Mayıs) açıklanan gerekçe o kadar zayıf ki, bu haliyle Ekrem İmamoğlu’nun mağduriyetini tahkim etmek dışında hiçbir işlev göremez. AK Parti’nin işi bundan sonra çok daha zor.

Gerekçeyi ele almaya başlamadan önce artık hepimizin ezberlediği kısa kararı bir kez daha hatırlayalım ve ondan sonra da bakalım dünkü gerekçeli karar kısa kararı ne ölçüde destekliyor...

“Bir kısım sandık kurullarının, ilçe seçim kurullarınca kanuna aykırı oluşturulması ve bu hususun da seçim sonucuna müessir olması nedeniyle, 31 Mart 2019 tarihinde yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptaliyle yenilenmesine...”

İşte bu kadar... İlçe seçim kurulları kanuna aykırı oluşturulmuş (onları kimin oluşturduğu meselesini geçiyoruz) ve bu husus da seçim sonucuna müessir olmuş, yani seçmenin iradesini sakatlamış.

Kısa karar o kadar kısa ve netti ki, gerekçeli kararın kısa kararın “izahı” olduğunu bilen herkes (ki muhalif-muvafık, buna itiraz eden olmadı bugüne kadar) yedi YSK üyesinin, dün açıkladığı gerekçede tek bir şeyi aradı: Acaba ilçe seçim kurullarının kanuna aykırı oluşturulmuş olması, yani bazı sandık kurulu başkanlarının ve yardımcılarının kamu görevlisi olmayan kişiler arasından atanmış olması seçimi nasıl sakatladı? Herkesin, hepimizin beklediği, YSK’nın, bu sandıklarda görev yapan başkanların ne haltlar karıştırdıklarını somut örneklerle göstermesiydi.

Herkes gibi ben de bunu bekledim, fakat gördüğüm şu oldu: YSK, kısa kararında söylediği “müessir olmuştur”u gerekçeli kararında da birkaç kere bu kelimelerle tekrar etmiş, fakat bunun ne surette gerçekleştiğine dair hiçbir şey söylememiştir: Bu da benim kısa kararım.

Fakat ben YSK gibi yapmayacak, kısa kararımı gerekçeli karardan bölümlerle tahkim edecek, YSK’nın hakikaten bir şey söylemediğini göstereceğim.

Onlar da “müessir olmalı” diyor ama...

Bir kere şunu belirtelim: Yüksek Seçim Kurulu’nun kendi eseri olan “yanlış” sandık kurulu başkanlarının tek başına seçim iptaline neden olamayacağını bizzat iptalci yedi üye kendi yazdıkları gerekçede belirtiyorlar:

“(...) Yukarıda yer verilen 298 sayılı Kanunun 130. maddesi hükmü uyarınca olağanüstü........

© Serbestiyet