We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yeni fay hattı: Her partiden İstanbullular ve İstanbul’daki Suriyeliler

58 0 0
01.07.2019

İstanbul’daki ikinci seçimin öncesinde okumaya başladığım o kitap olmasaydı, BBC’nin seçimin hemen ertesinde Fatih’te Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) taraftarlarıyla konuşarak oluşturduğu haber için seçtiği başlığı abartılı bulabilirdim: “Fatih’teki AKP’lilere göre yenilginin nedeni Suriyeliler ve Berat Albayrak...” (Başlığın “Berat Albayrak” kısmından değil, “Suriyeliler” kısmından söz ediyorum.)

İki nedenle: Birincisi, AK Parti’nin yenilgisine yorulacak onca gerekçe varken “Suriyeliler” meselesi bu kadar yukarıya tırmanabilir mi diye tereddüt ederdim... İkincisi, “Suriyeliler”i mesele edenler onların din kardeşleri AK Partililer değil de seküler kesimler değil miydi diye sorar, yine tereddüt ederdim.

Fakat dedim ya, seçimlerden önce okumaya başladığım, Fatih’te (ve Başakşehir’de) yürütülen saha araştırmasına dayanan bir kitap nedeniyle BBC’nin başlığını abartılı bulmadım. Çünkü BBC röportajındaki AK Partililerin ilçelerindeki Suriyelilere karşı verdikleri tepki ile kitaptaki AK Partililerin Suriyelilere karşı verdikleri tepki birebir örtüşüyordu.

Yani, kitabı okurken izlediğim tepkilere yeteri kadar şaşırdığım için BBC röportajındaki tepkilere o kadar şaşırmadım ve (tekraren), BBC’nin, AK Parti’nin kalesi Fatih’teki şaşırtıcı sonuçta Suriyelilerin rolüne dikkat çekmesini abartılı bulmadım.

Fatih Başakşehir

Zikrettiğim kitabın adı, İletişim Yayınları’ndan bu yıl çıkan Fatih Başakşehir / Muhafazakâr Mahallede İktidar ve Dönüşen Habitus...

Kitabın yazarı İrfan Özet önsözde amacını şöyle açıklıyor:

“Bu araştırmada, 21. Yüzyılın ilk yıllarından itibaren Türkiye’de yeni bir egemen blok haline gelen muhafazakârların, kent ortamlarında hayata geçirdiği habitusun dönüşümü konu edilmektedir. 1950 sonrası göç süreciyle birlikte gelişen habitus, ana hatlarıyla kolektif dışlamanın öne çıkmadığı, dayanışmacı ve içermeci bir kamusal deneyime sahipti. Günümüze geldiğimizde ise, egemen topluluklara özgü dışlayıcı eğilimlerin merkezîleştiği görülmektedir. Araştırma, güncel bir deneyim alanı olarak bu dönüşümü, muhafazakârlığın İstanbul metropolündeki sembolik mekânlarından Fatih ve Başakşehir sınırlarında yakalamaya çalışmaktadır.”

Kitabın, Peyami Safa’nın ünlü eseri Fatih-Harbiye’ye nazireyle seçilmiş başlığının vaat ettiği çekiciliğin hakkını verdiğini peşinen........

© Serbestiyet