We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Son defa yazıyorum ve havlu atıyorum: ‘Balyoz çetesi’ne neden ulaşılamıyor?

60 0 0
07.10.2019

Bu yazının başlığı ve spotu hafızası kuvvetli okurlara tanıdık gelebilir, çünkü ikisini de daha önce kaleme aldığım başka bir “havlu atma” yazısından kopyaladım.

O da bunun gibi aynı konuda yazılmış beşinci fikri takip yazısıydı ve yazmaya devam etmenin hiçbir sonuç getirmeyeceğini düşünerek havlu atmaya karar vermiştim.

O fikri takibin konusu, 2007’de gazeteci Tuncay Özkan’a (şimdi CHP milletvekili) iletilen bir flash diskti. Bizzat Tuncay Özkan’ın ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına göre, flash disk Gülen Cemaati’nin çanına ot tıkayacak bilgiler içeriyordu:

“Bu flash bellekte 15 bin subay ve astsubayı içeren bilgi ve belge vardı. Yaşam biçimi ve alışkanlıklarına dair bilgiler vardı. 86 general hakkında özel fişleme bilgileri vardı. Örgütle bağları, himmet ilişkileri vardı. Elimine edilmek istenen TSK mensuplarının nasıl şikayet edileceği yazışma örnekleri vardı.” (Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM’de flash diskin içeriğini açıklıyor, 25 Temmuz 2017).

İlk tuhaflık şuradaydı: Tuncay Özkan, böyle bir bilgi hazinesini 10 yıl boyunca uhdesinde tutmuş, ne zaman ki flash disk başka bir davanın iddianamesinde yer alıp da gizlenemez olmaktan çıkınca, ilk kez 2017’de varlığını açıklamış, daha doğrusu açıklamak zorunda kalmıştı.

Tuncay Özkan’ın sonraki açıklamaları, olayı bir tuhaflıklar silsilesine dönüştürecekti:

Özkan’ın anlatımlarına göre, kendisine ulaştırılan flash diski 2007 baharında, o zamanlar kara kuvvetleri komutanı olan İlker Başbuğ’a teslim etmişti ve Başbuğ da bu 10 yıl boyunca flash diskten hiç söz etmemişti.

Yani Gülen Cemaati’nin çanına ot tıkayacak devâsâ bir bilgi paketi, Cemaat’in çanlarına ot tıkadığı kişiler tarafından 10 yıl boyunca gün yüzüne çıkartılmamıştı.

İşte ben bu tuhaf hikâyeyi aralıklarla kaleme aldığım beş yazıda ele aldım ve kolayca tahmin edebileceğiniz bir dizi soru sordum. Ne var ki bu acayip durum, Gürkan Zengin dışında hiçbir gazetecinin ilgisini çekmedi. Bundan da tuhaf olmak üzere Kılıçdaroğlu’nun, “Zamanında gereği yapılsaydı 15 Temmuz darbesi de gerçekleşmeyecek, onca bedel ödenmeyecekti” diye takdim ettiği flash diski ana muhalefet partisi bir daha ağzına almayacaktı.

İşte ben de bu durumda beşinci yazıda fikri takibi anlamsız bularak kestim ve havlu attım.

Şimdi sıra geldi, bende aynı duyguyu uyandıran ikinci havlu atma vakasına... Konumuz Balyoz davası, sorumuz: “Balyoz çetesi”ne neden ulaşılamıyor? Bu konudaki fikri takibimin dördüncüsünde (20 Eylül 2018), önceki yazıların bir hülasasını yapmıştım, bu........

© Serbestiyet