We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Siyasette ‘kendi’ kadınlarını yardıma çağırma sırası Gülencilerde...

53 0 0
15.07.2019

Altı ay kadar önce kaçırılan ve bir daha kendilerinden haber alınamayan Gülen cemaatine mensup altı kişiyle ilgili olarak kaçırılanların eşlerinin öncülük ettiği sosyal medya kampanyası, cemaatin etkili olduğu dönemde hiçbir zaman görünür olmayan kadınların öne çıktığı bir faaliyet olarak dikkat çekiyor.

Bu manzara, Türkiye’de erkeklerin öncülüğünde yürütülen siyasi mücadelelerin bir “yasa”sıyla; işler zora girdiğinde kerhen fakat mecburen başvurulan bir “yasa”yla uyum içinde: Zora düşen erkekler çareyi kadınları yardıma çağırmakta bulur!

Sözünü ettiğim “mücadele yasası” kabaca şöyle işler: Türkiye’de “artık yeter” diyerek mücadeleye girişen bütün siyasi eğilimler başlangıçta kadınları kamusal alanın dışında tutmaya çalışır. Çünkü erkekler bir süre sonra bunun “başkaldırı içinde başkaldırı”ya dönüşeceğini bilirler. Fakat, dediğim gibi, zora düşünce ve dertlerini geniş kamuoyuna anlatma ihtiyacı duyunca buna mecbur kalırlar. Her ikisi de modernlikle sorunu olan ve kadınları sokaktaki değil de evdeki varlıklarıyla görmek isteyen İslami hareket ve Kürt hareketi zorda kalınca nasıl “kendi” kadınlarını yardıma çağırdıysa, işte şimdi de kadınlar söz konusu olduğunda belki onlardan da “feodal” olan Gülenci erkekler “kendi” kadınlarını yardıma çağırıyor.

Yasa içinde yasa

Siyasi mücadelede tıkanan erkeklerin bir noktadan sonra kadınları yardıma çağırmaları nasıl ki yasa gücünde bir şeyse, yardıma çağrılan kadınların, birlikte mücadele ettikleri “kendi” erkeklerine karşı zaman içinde ayrı bir cephe açması da öyle: Yasa içinde yasa.

Yıldız Ramazanoğlu, eski bir yazısında bunu Müslüman kimlikli kadınlar bakımından çok güzel anlatmıştı:

“Başörtüsü yasaklarıyla mücadele edilirken kimileri bir adım ötesini görememiş demek ki. Eğitim düzeyi yükselen genç kadınların kamu alanında görünürlüklerinin artacağı, yeni taleplerinin, hatta kamu alanını dönüştürmelerinin kaçınılmaz olacağı aşikârdı. ‘İslam’ın kızı’ repliği neden makes bulmuyor genç kadınlar üzerinde, neden dini söylemler........

© Serbestiyet