We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

SETA fişlemesinin ‘aleni’ olmasının anlamı

37 4 0
11.07.2019

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nın (SETA) yayımladığı “Uluslararası Medya Kuruluşlarının Türkiye’deki Uzantıları” başlıklı raporda çok sayıda gazetecinin adının aleni olarak zikredilmesiyle ilgili iki yaklaşım öne sürülüyor.

Birinci yaklaşımın sahipleri, raporun, zikrettiği gazetecileri daha başlığında hem “uluslararası” hem “uzantı” olarak iki kez töhmet ve zan altına aldığını, bunun da açık bir fişleme olduğunu söylüyorlar. (Söylemeye gerek yok ama: Gerek “yerli ve milli”nin zıttı olarak “uluslararası”, gerekse de “uzantı”, SETA’nın raporunun başlığında pejoratif içerikleriyle kullanılıyor.)

Buna karşılık ikinciler “fişleme” ile “aleniyet” arasındaki anlamsal uzlaşmazlığı hatırlatarak “aleni fişleme diye bir şey olabilir mi” diye soruyorlar ve bunun bir fişleme sayılamayacağını söylüyorlar.

Kolayca tahmin edilebileceği gibi birinci görüş ağırlıklı olarak iktidara uzak kesimlerce, ikinci görüş ise iktidara yakın kesimlerce dile getiriliyor. (Mesela Hilal Kaplan: “SETA raporu, tamamen açık kaynaklardan yararlanılarak yapılmış bir araştırma. Gizli saklı & kişisel hiçbir bilgi yok. Bunun nesi fişleme oluyor acaba? Yoksa yabancı medya kurumlarında çalışanlar bunun gizli bilgi sayılmasını mı arzu ediyorlar?”)

Fakat iki görüşü harmanlayıp daha nüanslı sonuçlara varanlar da var. Mesela Yeni Şafak gazetesinin internet yazı işleri müdürü Ersin Çelik Twitter’da şöyle yazdı:

“Gazetecilerin takip listeleri, başka gazetecileri RT yapmaları gizemli bir bilgi değil. Fakat ‘süzülerek’ raporlaştırılması fişlemeye girer. Gerçi fişleme de kamuya açık olmaz. Bu çalışma başlı başına ciddi bir beceriksizlik. Rahatsız edici. Geri çekilip özür dilenmeli.”

Prof. Erol Göka da yanlış bulmuş raporu, fakat anladığım kadarıyla o da “beceriksizliğe” çıkartıyor faturayı:

“SETA raporu olmamış kardeşim, olmadığı gibi kurumun bunca yıllık emeğini zayi etme potansiyeli de taşıyor. Vazgeçin, amacımızı aştık deyin, olsun bitsin.”

Tıpkı Çelik ve Göka gibi raporun bir tür........

© Serbestiyet