We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Parodi tadındaki gerçeklerin ülkesinde ‘Türkiye’ kelimesini nasıl bölmeli?

76 0 40
14.02.2019

Gerçekte var olan bir durumu asla gerçekleşmeyeceği düşünülen ölçülerde abartırsanız (gerçeğin parodisi), o durumun var olan haliyle de dalganızı geçmiş olursunuz.

Gerçeğin parodisi, karikatürcülerin, komedyenlerin her zaman “bir koyup üç aldıkları” bir komedi türü; gerçeğin iyi kotarılmış bir parodisi hiçbir zaman müşterisiz kalmaz.

Bu söylediğimi en iyi, yönetenlerin, kötü giden her şeyi Atatürk ve Atatürk sevgisiyle görünmez kılmaya çalıştığı 1990’lar sonu Türkiye’sinde karşıma çıkan bir Yiğit Özgür karikatürüyle anlatabilirim:

Berber tıraşı bitirmiş, sıra enseye ayna tutarak müşterinin onayını almaya gelmiştir. Fakat o ne? Berber ayna yerine müşterinin ensesine, çerçeveli bir Atatürk fotoğrafı tutmaktadır. Karşısındaki büyük duvar aynasında ensesini değil Atatürk’ü gören müşteriyle berber arasındaki diyalog şöyledir:

- Berber: Nasıl olmuş?

- Müşteri: Anam! Atatürk!!

- Evet, Ulu Önder... Bugün buradaysak birçok şeyi ona borçluyuz... Unutmayalım, unutturmayalım...

- Lan, eğri büğrü kestin di mi enseyi?

- Diyagonal.

Evet, gerçek hayatta bu kadarı olmaz. Berber, işini berbat bir tarzda icra etmesinin üstünü bu düzeyde bir Atatürk sömürüsüyle örtmeye çalışmaz. Bu bir abartıdır, biz bu abartıya güleriz, fakat sanatçı işte bu abartı sayesinde o düzeyde olmasa da ülkede bir Atatürk sömürüsünün var olduğunu da bize anlatmış olur.

Gerçeğin parodi tadına bürünmesi

Fakat bazen bu boyut aşılır ve gerçeğin kendisi parodi tadına bürünür. Artık, bir parodi sanatçısı tarafından yazılıp oynansaydı, “o kadarı da olmaz” desek bile güleceğimiz, fakat parodide anlatılanın gerçekten de yaşandığı durumlarla karşı karşıyayızdır... Böyle bir “gerçek-mizah”ın eline hangi parodi su dökebilir?

Aklıma, tıpkı bugünlerde olduğu gibi Türkiye’nin bölünemezliğine dair hassasiyetin had safhada olduğu eski yıllardan bir örnek geliyor. Bu kez bir parodiden yahut karikatürden değil, gerçek bir olaydan söz edeceğim. Olay gazetelere “Bu pastayı kesemem Türkiye’yi bölemem!” başlığıyla şöyle yansımıştı:

“Bolu Valisi, Cumhuriyet'in 78. yıldönümü resepsiyonunda önüne getirilen Türkiye şeklindeki pastayı kesmeyip geri gönderdi...

“Abant Palace Otel'de verilen resepsiyonda ortasında Atatürk fotoğrafı da bulunan pastayı kesmeyi reddeden Bolu Valisi Mehmet Ali Türker, ‘Görüntüsü çok güzel olmuş. Emeği geçenlere........

© Serbestiyet