We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Müslüman siyasetçiler “Allah’ın kendilerini gözetlediğini” neden ve nasıl unutuyorlar?

105 5 0
10.10.2019

Sudan’ın devrik lideri Hasan el Beşir’le ilgili dudak uçurtan yolsuzluk haberleri peş peşe gelirken Twitter’da karşıma çıkan bir video, beni bir kez daha dinî ya da politik hiçbir inancın, toplumu yöneten siyasetçileri “madde”nin iğvasından uzak tutacak kadar güçlü olmadığı üzerinde düşündürttü.

İzlediğim videoda, Hasan el Beşir’le uzun yıllar boyunca Müslüman Kardeşlik temelinde birlikte çalışmış dini lider Hasan el Turabi, henüz iktidardan devrilmemiş olan Hasan el Beşir ve öbür yöneticiler hakkında konuşuyordu (Hasan el Turabi 2016’da 84 yaşında öldü):

“Yollarımız ayrıldığında yolsuzluk daha kötü bir hale gelerek herkesi kapsadı. Bütün Sudanlılar bunu biliyorlar. Oysa ilk başlarda bizzat kendisi, eğer ailem için bir ev inşa ettiğimi görürseniz beni asın derdi.”

İktidara gelmeden önce böyle konuşan siyasetçi, bırakın evi, iktidarı kaybettikten sonra evine yapılan baskında 130 milyon dolar nakit para bulunan, Suudi Arabistan kralından milyonlarca dolar “hediye” aldığını kabul eden bir adam haline gelmişti.

Peki, sahip olduğu güçlü dinî inanç onu neden inancının apaçık yanlış olarak kodladığı, dolayısıyla Allah tarafından mutlaka cezalandırılacak eğilimlerden esirgeyememişti?

Hasan el Turabi’nin bu soruya cevabı şöyle:

“Ben özellikle onu ya da bir başkasını kast etmiyorum. İktidara geldiğinde kendisini engelleyecek bir kriter ya da ölçü olmayan kimse Allah’ın kendisini gözetip denetlediğini de unutur. “Yolsuzluk, mal sevgisi ve ihtirası bir kanser gibi yayılarak onu ele geçirir ve ve ne kadar çalsa da doymamaya başlar.”

Hasan el Turabi, söyleşinin devamında neredeyse insan tabiatına dair yapılmış en kötümser değerlendirmelerden biri olan “herkesin bir fiyatı vardır”cılığa demirliyor:

“Onlar bizim kardeşlerimiz değiller. Bizim kardeşlerimiz güvenilirlerdi. Doğrusu tam bir dürüstlük timsaliydiler. Çünkü sahip oldukları mallar çalmaya değmeyecek kadar azdı. Çok az bir mal ile imtihan oluyorlardı. Oysa bugün üzerlerine tonlarca para yağıyor.”

İnanç ve “az malla imtihan...”

Hasan el Turabi’nin sözlerinden benim çıkardığım ve çok........

© Serbestiyet