We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Meğer ‘sofular’ bile ‘biatçı’ değilmiş!

51 0 0
08.07.2019

Türkiye’de muhalefetin seçim yenilgileri tarihini, iktidar partisine duyduğu kızgınlığı, ona oy verenlerden çıkaran muhalif ruh halinin tarihi olarak da okuyabiliriz.

Bu öfkenin temelinde, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AK Parti) oy verenlerin zihniyet dünyasının “biat kültürü” içinde şekillendiği inancı vardı. Bu özellikleri nedeniyle, AK Parti’ye oy verenler, partileri ne yaparsa yapsın ona oy vermeye devam ederlerdi; aksi eşyanın tabiatına aykırı olurdu.

Ekmeğini bu öfkeye tercüman olmaktan çıkartan yazar-çizerler “bidon kafalılar”, “göbeğini kaşıyanlar” “koyunlar” dedikçe onları okuyanların yağarı eriyor, yürekleri soğuyordu.

Israrla "yanlış partiler"e oy verenler için geliştirilen ilk iki sıfat çok iyi biliniyor da, Bekir Coşkun'un 12 Haziran 2011 seçimlerinin ardından literatüre kazandırdığı “koyun” mataforu o kadar bilinmiyor. Daha önce de yazdığım bu “incelikli” yakıştırmayı yeri gelmişken bir kez daha hatırlayalım...

Şöyle yazmıştı Bekir Coşkun seçimden iki gün sonra:

"(...) Yine de AKP oyları arttığına göre... Nasıl anlatılır?.. Bazen anlatamazsın... Yani anlatılacak gibi değilse, neresini anlatacaksın?.. Bocalarsın... Uykusu kaçar insanın... O durumda koyunları sayacaksın..." (Cumhuriyet, 14 Haziran 2011).

Bekir Coşkun "koyun" keşfinden o kadar memnun kaldı ki, sonradan bunu birkaç kez daha tekrarladı. Mesela "AK"ın ardından giden "koyunlar" esprisi üzerinden Türkiye Cumhuriyeti'ne yeni bir ad bile önerdi: “Akkoyunlular Devleti”... (Cumhuriyet, 6 şubat 2013).

Bu ders, çok daha büyük

“Biat kültürü” dairesinde başka herhangi bir siyasal davranış biçiminin mümkün olamayacağına dair inanç, AK Parti oylarının ciddi gerilemeler kaydettiği iki seçimde (Mart 2009 ve Haziran 2015) biraz erozyona........

© Serbestiyet