We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İstanbul Sözleşmesi’ne karşı toplu İslami seferberlik

53 0 0
02.09.2019

Müslüman gençler arasında seküler eğilimlerin ve deizmin (Allah’a inanmak fakat kurumsal bir dine tâbi olmamak) yaygınlaştığına dair tartışmaların yoğunlaştığı sırada kaleme aldığım bir dizi yazıdan birinde şöyle bir soru sormuştum:

“Müslüman kimlikli iktidarın, Müslüman kimlikli ebeveynlerin, Müslüman kimlikli aydınların kendilerine sormaları gereken doğru soru şu bence: Onlara yeten, onları mutlu eden kültürel-manevi ortam neden genç muhafazakârlara yetmiyor?”

Bu sorunun cevabı son derece basit aslında: Yetmiyor, çünkü ister inançlı ister inançsız olsun insanların hayat algıları zaman içinde değişiyor, ihtiyaçlar ve bakış açıları farklılaşıyor... Siz bütün bu değişime rağmen hayatı dinin asırlar önce koyduğu kurallarla sınırlı olarak yaşamakta ısrar edebilirsiniz, fakat sizden çok farklı kaynaklardan beslenen, dolayısıyla hayat algıları sizinkinden çok farklı olan çocuklarınız sizin mutlu olduğunuz hayatın içinde kendilerini mutlu hissetmeyeceklerdir.

Modernliğin Hıristiyanlığı etkileyip erittiği görüşünden yola çıkan Batı karşıtı Müslüman kesimler, Müslümanların aynı tuzağa düşmemeleri gerektiğini savunuyorlar ve bu mücadele doğrultusunda en sert tahkimatlardan birini de aile alanında kuruyorlar.

“Kendilerinin” saydıkları bir iktidar tarafından imzalanmış olsa da (2011), İstanbul Sözleşmesi’ne karşı bu kesimlerin yürüttüğü kampanya, genç Müslümanların annelerine babalarına yeten, onları mutlu eden kültürel-manevi ortamın neden genç Müslümanlara yetmediğini çok güzel anlatıyor.

İstanbul Sözleşmesi’ne karşı büyük seferberlik

İstanbul Sözleşmesi, Avrupa Konseyi’nin düzenleyip üye ülkelerin katılımını beklediği sözleşmelerden biri... İstanbul’da imzaya açıldığı için bu adla anılıyor. Tam adı “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi.”

Türkiye, sözleşmeyi imzalayan (2011) ve onaylayan (2014) ilk ülke oldu.

Aile içi şiddetin önlenebilmesi için devlete geniş sorumluluklar yükleyen sözleşme gerek insan hakları savunucularının........

© Serbestiyet