We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Erdoğan’ın ‘bilmiyor(muş) gibi yapma’ pratiği ve McKinsey hadisesi

39 0 2
18.10.2018

Kamuoyuna Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından duyurulan McKinsey anlaşması Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bilgisi dışında mı kotarıldı?

Erdoğan’ın anlaşmayı bozduğunu duyururken kullandığı ağır eleştiri yüklü cümleler ve takındığı tavır, eleştirdiği şeyde (McKinsey ile anlaşma) kendisinin de sorumluluğu bulunan bir kişinin cümlelerine ve tavrına benzemiyor. Ölçü olarak bunları ele aldığımızda haberinin olmama ihtimali yükseliyor. Fakat biraz sonra hatırlatacağım, haberinin olmamasının neredeyse imkânsız olduğu durumlarda da benzer bir tavır takındığını düşündüğümde benim kuşkularım büyüyor. Hatta bir adım daha atayım: McKinsey örneğinde de Erdoğan’ın anlaşmayla ilgili olarak hem de en başından beri bilgilendirilmemiş olması bana imkânsız gibi görünüyor (siz kararınızı, birazda hatırlatacağım eski örnekleri gözden geçirdikten sonra verirsiniz).

‘Anlaşmadan haberi var mıydı?’ sorusu neden önemli

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın McKinsey’le varılan izleme-denetleme anlaşmasını bozmasını değerlendiren yazılara bakıyorum, gördüğüm şey şu: Bunların büyük bölümünde, Erdoğan’ın bu tepkiyi verirken, anlaşmayla ilgili olarak önceden bilgilendirilip bilgilendirilmediği sorusunun üzerinden atlanıyor, hatta haberi yokmuş gibi davranılıyor... O zaman da geriye her zaman ‘doğru’dan sapması ihtimal dahilinde olan geniş iktidar kadrosu ile ‘doğru’dan sapması asla mümkün olmayan bir lider tablosu çıkıyor ki, ben bunu, birazdan aktaracağım eski örneklerin yanı sıra Erdoğan’ın ‘bilmiyor(muş) gibi yapma’ tekniğiyle iktidar gücünü artırma taktiğinin yeni bir örneği olarak görüyorum.

Erdoğan’ın anlaşmadan haberinin olup olmadığı sorgulamasından neden kaçınıldığını anlayabiliyorum. Çünkü bu durumda ortaya sakil bir politik ahlak tablosu çıkacak: Bildiği halde bilmezlikten gelen ve bu yoldan kamuoyu nezdinde puan toplayan yanılmaz liderlik!

Erdoğan’ın Mc Kinsey anlaşmasını bozmasını değerlendiren yazarların küçük bir bölümü ise onun anlaşmadan haberinin olup olmadığını soruyor fakat haberinin olması durumunda ortaya çıkacak politik ahlak probleminden dolayı sadece sormakla yetiniyor, deşmiyor.

Selvi ve Karaca

Erdoğan’ın karşı çıktığı anlaşmada kendisinin de sorumluluğunun olup olmadığını hiç sormayan yazarların tümünü temsilen Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi’yi, soran fakat derine gitmeyen yazarların tümünü temsilen de Habertürk yazarı Nihal Bengisu Karaca’yı seçtim.

Abdülkadir Selvi: “(Erdoğan, partisinin hafta sonu yapılan Kızılcahamam toplantısında) McKinsey konusundaki tartışmalara son verdi. ‘Fikri danışmanlık hizmeti de almayacağız’ dedi. Erdoğan böylece yerel seçimlere giderken muhalefetin kozunu elinden almış oldu.” (Hürriyet, 8 Ekim 2018).

Gördüğünüz gibi, Abdülkadir Selvi sadece ‘koz’la ilgili; gerisi onu ilgilendirmiyor.

Nihal Bengisu Karaca: “Peki nasıl oldu da anlaşma bu safhaya kadar gelebildi? Asıl çizgi ‘Biz bize yeteriz' ise eğer, neden ilan edildi ve niyet anlaşması aşamasına kadar........

© Serbestiyet