We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Çözüm, çalışmadan kazananların horlanmayacağı yeni bir kültürde mi?

43 1 5
26.10.2018

Haftalık politika ve kültür dergisi New Statesman muhabiri George Eaton, 1990’ların başlarında yayımladığı Tarihin Sonu adlı kitabıyla büyük üne kavuşan yazar Francis Fukuyama ile ilginç bir söyleşi gerçekleştirdi ve izlenimlerini kaleme aldı.

Tarkan Tufan’ın Gazete Duvar için çevirdiği metinde Fukuyama yine çok tartışılacak iki önemli tespitte bulundu.

Bunlardan birincisinde sosyalizm sözcüğüne ilk kez olumlu bir içerik yüklüyor, onun adalet ve eşitlik talep eden yanına ihtiyaç duyulan bir dünyada yaşadığımızı söylüyordu.

Duvar’daki çevirinin ve ondan alıntıyla yazılmış bütün haberlerin başlığı aynıydı: “Francis Fukuyama: sosyalizm geri gelmeli...”

Başlık böyleydi ama içerik tam olarak öyle değildi. Ben, Fukuyama’nın çevirideki “sosyalizm”e dair sözleriyle başlık arasındaki farkı görünce, bunu medyamızdaki “seksi başlık” hevesine hamlettim. Fakat orijinal metinde de aynı başlığın kullanıldığını görünce (“Francis Fukuyama: Socialism ought to come back”), günahını aldığım medyamızdan içimden sessizce özür diledim.

Diyeceğim şu ki, Fukuyama’nın “sosyalizm”e dair sözleri, İngilizce ya da Türkçe başlığın bize söylediğinin tersine geçmişin reel sosyalizmlerine bir özlem içermiyor ya da onların dünyamız için yeni kurtuluş reçeteleri olabileceklerini imâ etmiyordu.

Metnin ilgili bölümü aynen şöyleydi:

“Tarihin Sonu, komünizmi insanlığın en son ideolojik aşaması biçiminde gören Marksistlere karşı bir paylama niteliğindeydi. Fukuyama’ya, İngiltere ve ABD’deki sosyalist solun yeniden dirilişini nasıl gördüğünü sordum. ‘Her şey, sosyalizmden ne kastettiğinize bağlı. Üretim araçlarına sahip olmanın -kamu hizmetleri gibi açıkça belirtildiği alanlar dışında- bir işe yarayacağını düşünmüyorum. Eğer ortaya çıkan hem gelir hem de servet konusundaki bu büyük dengesizliği düzeltmeye çalışan bir yeniden dağıtım programını kastediyorsanız, evet, öylece geri geleceğini düşünmüyorum, geri gelmek zorunda olmalı. Reagan ve Thatcher’la başlayan ve denetlenmeyen piyasaların faydalı olduğuna ilişkin kesin bir görüş kümesinin var olduğu uzun dönem, birçok açıdan felakete yol açtı.’”

Gördüğünüz gibi, Fukuyama, reel sosyalizme olmasa bile sosyalizmin ideallerine bir selam gönderiyor ve bu yanıyla sosyalizmin dünyanın bundan sonrasında önemli bir rol oynayacağını teslim ediyor.

Bu, işaret ettiğim iki önemli tespitten birincisiydi...

Marks’ın kriz teorisine selam...

Fukuyama’nın ikinci tespiti ise reel sosyalizme değil ama sosyalizm teorisinin en önemli unsurlarından birine, Marks’ın kriz teorisine selam niteliğinde... George Eaton, şöyle yazıyor:

“Fukuyama, beni şaşırtan biçimde şöyle devam etti: ‘Bu durumda, Karl Marx’ın ifade ettiği kimi şeylerin doğruluğu ortaya çıkıyor. İşçilerin yoksul ve taleplerin yetersiz olacağı bir aşırı üretim krizinden bahsediyordu…’”

Marks’ın “aşırı üretim krizleri” en temelde, emekleriyle mal ve hizmetleri yaratanlara ödenen ücretlerin, o mal ve hizmetlerin tamamının........

© Serbestiyet