We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bunu nasıl tartıştık: Akademisyenlere gözaltı...

28 1 5
20.11.2018

“Ülkenin en saygın akademisyenleri ile sivil toplum çalışanları şafak baskınıyla gözaltına alınıyor! Anadolu Kültür’ün başındaki Osman Kavala ise 1 yıldır iddianamesiz tutuklu! Ne kadar demokratik bir sabah değil mi?”

Eski Mazlum-Der Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, dört yıl önceki Gezi olaylarını “liderleri” Osman Kavala’nın öncülüğünde örgütleyip kışkırttıkları gerekçesiyle gözaltına alınan çoğu akademisyen 12 kişinin sabah baskınıyla gözaltına alınmasına Twitter’da bu tepkiyi verdi.

Ceza hukukçusu Adem Sözüer de yineTwitter’da, sabah karanlığında gözaltına alma ile aynı gün serbest bırakma fiili arasındaki tuhaflığa işaret etti:

“Yine eleştiriyoruz: Çağrıldığında gelecek insanlara şafakta gözaltı hukuka aykırıdır, çok ayıptır! 24 saat geçmeden serbest bırakılacak kişilere, mahreminde şafakta baskın niye yapılır? Aralarında dünyaca bilinen insan hakları, matematik hocaları da olan insanlara ‘suçüstü’ muamelesi niye çekilir? İçte Adliyemizin güvenirliliğinde dışarıda ülkemizin itibarında gedik niye açılır? Suçüstü hali yok, soruşturma 2014’te. Kanun şöyle: İfadesi alınacak kişi davetiye ile çağrılır; çağrılma nedeni açıkça belirtilir; gelmezse zorla getirileceği yazılır, CMK:145/1.”

İktidar basınının ‘gözaltı heyecanı’ nispeten düşüktü

İktidar basını, önceki benzer gözaltılarda sergilediği “teröristler kıskıvrak”, “Türkiye’yi kana bulayacaklarmış” vb. heyecanlı tavrında biraz iskonto yapmış gibiydi. Önceki örneklerde düştüğü halden biraz ders çıkarmış gibiydi. O nedenle, bu türden başlıklar üzerinden şenlik düzenleyen Twitter kullanıcıları bu defa biraz mahzun kaldılar, yeterli malzemeyi bulamadılar.

Böyle deyince, iktidar medyasında bu........

© Serbestiyet