We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

AK Parti ve CHP birbirlerinin dillerini devralmış gibi...

49 1 0
17.06.2019

“Mahrutu Bakış”, bir internet sitesinin adı... Çok gerilerde kaldığını, pek fazla izlenmeyen bir kanalda yayımlandığını hatırladığım bir söyleşiyi uçsuz bucaksız internet denizinde umutsuzca ararken keşfettim onu... Editörler, sitenin açılış sayfasında ne yaptıklarını, nasıl bir hizmet sunduklarını şöyle açıklıyorlardı:

“Olaylara mahruti bir bakış açısı ile yaklaşarak, herkesi dinledikten sonra kanaat oluşturmak isteyenlerin kanalı Mahruti Bakış; 58 kanalda yayınlanan 1044 programda, 555 ekran yüzü ve 6575 konuğuyla 11559 konunun konuşulduğu 20893 yayın ile hizmetinizde.”

Geçerken söyleyeyim: Bu kanalda, televizyonlarda yayımlanmış bütün programları bulabilirsiniz.

“Mahruti” kelimesinin anlamını bilmiyordum, gerçi cümlenin gidişinden belliydi ama yine de Kubbealtı Lugati’ne girip (bu da aklınızda bulunsun, şahane bir sözlük), kelimenin tam anlamına baktım: Kelimenin kökeni mahrut, “üstü sivri, altı daire biçiminde olan geometrik şekil, koni”; mahruti ise “koni biçiminde, konik” anlamına geliyormuş. Lugatte “mahruti bakış” diye bir seçenek yok. Anladığım kadarıyla sitenin editörleri, bir mahrutun (koninin) tepesinde durup aşağıya bakan birinin görebileceği geniş alana işaretle, “mahruti bakış”ı geniş bir açıdan bakmak anlamında kullanıyorlar. Dediğim gibi, muhtemelen kendilerinin uydurdukları bir kullanım, fakat bence olmuş.

Seçim kampanyasına mahruti bir bakış

31 Mart seçim kampanyası ile onu izleyen ikinci tur İstanbul seçimi kampanyasını izlerken zihnimde bölük pörçük bir imaj uyanmaya başladı. Sanki Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) kampanyası Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) eski kampanyalarını; AK Parti’nin kampanyası da CHP’nin eski kampanyalarını andırmaya başlamıştı. Sanki AK Parti ve CHP yekdiğerinin dilini, davranış kalıplarını devralmış gibiydi...

Sonra konu üzerinde biraz daha sistemli bir biçimde, “mahruti bir bakışla” düşünmeye başladım ve sezgilerimdeki isabet payının epeyce yüksek olduğunu gördüm.

Elbette olmuş bitmiş bir olgudan söz etmiyorum, fakat hayati önemdeki birkaç alanda bariz değişiklikler olduğu da açıktı. Yani diyorum ki, bu birkaç alanla ilgili olarak şimdi yazacaklarımı lütfen bu rezervle okuyun.

Kampanya tarzında radikal değişiklikler

CHP, bir seçimin salt kendi çekirdek seçmen kitlesine seslenerek kazanılamayacağını nihayet anlamış ve bunu da çekirdek seçmenine kabul ettirmiş görünüyor. Daha önce, CHP seçmeni “laiklik” ve “Atatürk”ten başka bir şey duymak istemiyor, seçim kampanyalarında onların eksikliğini hissedince homurdanmaya başlıyordu. Böylece seçmenin yüreği soğuyordu ama doğal olarak seçim de kazanılamıyordu.

Bu kadar yalın bir gerçeğin idrakinin bu kadar gecikmesi, katı ideolojik tutumların gözlere bir perde gibi inmesiyle açıklanabilir ancak; ki CHP uzun on........

© Serbestiyet