We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

15 Temmuz sonrasında OYAK neden teğet geçildi? (3)

67 1 0
05.08.2019

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), ticari-ekonomik faaliyetler yürüten kuruluşlara sahip yegâne ordu değil. Dünyada OYAK benzeri kuruluşları yöneten başka ordular da var. Fakat bu orduların bulunduğu ülkeleri sıraladığımızda ortaya çıkan tablo, OYAK benzeri kuruluşların hangi topraklarda serpilip gelişebildiğini açık bir biçimde gösteriyor: Nikaragua, Şili, Guatemala, El Salvador, Honduras, Ekvator, Kolombiya, Bolivya, Çin, Endonezya, Tayland, Mısır, Suriye, Pakistan ve Türkiye.

Bu listeyi, Heinrich Böll Stiftung Derneği'nin Türkiye Siyasetinde Ordunun Rolü - Asker-Sivil İlişkileri, Güvenlik Sektörü ve Sivil Denetim başlıklı kitabından aldım. Kitapta bu ülkelerin ortak özellikleri sıralanırken şöyle deniyor:

“Bu ülkelerin -otoriter siyasal rejimleri, insan hakları ihlalleri, sınıfsal eşitsizliklerin derinliği gibi- ortak birçok noktasından bahsedilebilir. Hepsinin bir başka ortak noktası (...) bu ülke ordularının genellikle yardımlaşma kurumu benzeri yapılar altında sınai, ticari ve finansal yatırımlarıyla ülkelerinin en büyük sermaye grupları arasında yer almaları.”

Bana ne zaman kurulduğunu söyle...

OYAK’ın ne zaman ve hangi koşullarda kurulduğuna baktığımızda, onun sadece bir “TSK mensupları arası dayanışma modeli” olmadığını, TSK’nın “hükmetmeden yöneten” bir ordu olma iradesinin de bir parçası olduğunu anlarız.

Kürşat Bumin, 2009’da kaleme aldığı bir yazısında bizi OYAK’ın kuruluş yıllarına götürüyor:

“Bu uzun hikaye bugüne kadar az tartışılmadı. 1/03/1961'de yürürlüğe giren bir kanunla oluşturulan OYAK'ın aslında, bugüne kadar yeterince eleştirildiğini söyleyebiliriz. Benim bildiğim, konuya ilişkin ilk ciddi değerlendirme İdris Küçükömer'e aitti. Ancak sonradan öğrendik ki, Hürriyet yazarı Ege Cansen, daha erken bir tarihte, yani 1962'de (yani konu henüz çok tazeyken) Cumhuriyet gazetesine yayımlanması için (ama yayımlanmayan) gönderdiği bir yazısına ‘OYAK kapatılmalıdır’ başlığını atmış.” (Yeni Şafak, 21 Haziran 2009).

Sembolizme bak!

İlk bakışta ne kadar ilginç bir sembolizm: Türkiye’nin ilerici gazetesi, hiçbir demokratik ülkede var olmayan ve ondan sonra da var olmayacak bir ordu hamlesini eleştiren bir yazıyı yayımlamayı reddediyor! Fakat aslında ilginç değil: Çünkü 1962’de ilericilik, ordunun seçilmiş sivil yönetimlere karşı mücadelesini kutsama pratiğinden ibaretti.

Ege Cansen’in eleştirisinin de öyle vesayetçilikle falan........

© Serbestiyet