menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ferran Torres’in pası ve İspanya’nın net oyunu..

24 0
07.07.2026

İspanyol takımında içgüdüleriyle oynayan açık ara tek oyuncu Ferran Torres’tir desem, Lamine Yamal’a haksızlık etmiş olmam. Çünkü Yamal, içgüdülerini çoktan terbiye ederek olağanüstü yeteneklerinin hizmetine sunmuş görünüyor. Doğaçlama yapabilecek kapasiteye sahip olmasına rağmen, oyun planı içinde üstlendiği role büyük bir sadakat gösteriyor. Bireysel parlaklığını, takım organizasyonunun önüne koymuyor. Büyük oyuncu olmanın ilk şartı da tam olarak budur.

Luis de la Fuente’nin en büyük başarısı, oyuncularına bir oyun ezberi kazandırmış olması değil; onları bu oyuna inandırmış olmasıdır. Sahadaki her futbolcu neyi, ne zaman ve hangi amaçla yapacağını biliyor. Bu yüzden İspanya, topa sahip olduğunda da kaybettiğinde de aynı kararlılığı sürdürebiliyor. Hücum geçişlerinde gösterdikleri hız kadar, topu kaybettikten sonraki ilk birkaç saniyede uyguladıkları yoğun baskı da rakibi sürekli hataya zorluyor. Takımın pas bağlantıları, üçüncü adam koşuları ve pozisyon değişimleri, oyunun her anında birbirini tamamlayan bir düzen oluşturuyor.

Maç boyunca topa daha fazla hükmeden, pas isabetinde üstünlük kuran ve rakip ceza sahasında daha fazla aksiyon üreten tarafın İspanya olması tesadüf değildi. Bu tablo, bireysel yeteneklerden çok kolektif organizasyonun sonucuydu. Topun dolaşım hızı arttıkça Portekiz savunmasının bloklar arasındaki mesafesi açıldı ve İspanya, bu boşlukları sürekli değerlendirdi.

Aynı şeyleri Roberto Martinez’in Portekiz’i için söylemek ise oldukça güç. Oyunun yol haritasında kesinlikten çok........

© Serbestiyet