Avrupa’da çatlayan refah: Hollanda’daki sığınmacı protestoları ne anlatıyor?

Hollanda’da son haftalarda sığınmacı merkezleri etrafında yaşanan protestolar, ülkenin alışık olduğu sakin siyasal görüntünün arkasında biriken gerilimi görünür hale getirdi. Apeldoorn’da polis gösterilere birkaç gece üst üste müdahale etti; Loosdrecht’te geçici sığınmacı merkezinin çevresinde yangın çıkarıldı; Den Bosch’ta ise sığınmacı çocukların kalması planlanan bir binada patlama meydana geldi.

İlk bakışta bütün bunlar yalnızca göçmen karşıtı tepkiler gibi görünebilir. Ancak bu olaylar, Hollanda’da uzun süredir büyüyen daha derin bir sosyal krizin dışavurumu olarak okunmalı. Çünkü bugün tartışılan mesele yalnızca sığınmacılar değil; konut krizi, hayat pahalılığı, güvencesizlik ve refah devletinin çözülmesidir.

Hollanda uzun yıllar boyunca Avrupa’nın güçlü refah devletlerinden biri olarak gösterildi. Fakat bugün özellikle gençler, düşük gelirli çalışanlar ve göçmen işçiler için barınmak giderek zorlaşıyor. Ülkede yaklaşık 400 bin konut açığından söz ediliyor. Buna karşılık 200 binden fazla evin boş durumda olması, krizin yalnızca “yer yokluğu” ile açıklanamayacağını da gösteriyor. Yani sorun sadece nüfus artışı değil; konutun bir hak olmaktan çıkarılıp piyasanın insafına bırakılmasıdır.

Tam da bu nedenle öfke büyüyor. Fakat bu öfke çoğu zaman krizin gerçek nedenlerine değil, en görünür ve en kırılgan hedefe yöneliyor: Sığınmacılara. Ev bulamayan, sosyal konut sırasında yıllarca bekleyen, kiralar karşısında ezilen insanlar........

© sendika.org