menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bayramın ikramiyesinde… Emekliye zam yokmuş!

11 0
06.03.2026

Avrupa’daki en mutsuz ülkeler sıralamasında üst sıralarda, en mutlu ülkeler sıralamasında gerilerde olmaya alıştık alışmasına da, en azından, elde avuçta olan da ‘yetsin’ istiyoruz.

Emekli maaşı yetmiyor…

Emekliler, çalışmadan geçinemiyor…

Asgari ücretli hayatlarımız hiçbir şeye yetişemiyor…

Yediklerimizden, giydiklerimizden kısıyoruz, yine de olmuyor…

Oysa ki ucuz etin kuyruğundayız, indirimleri kovalıyoruz…

Kalorifer peteklerini bile kapatarak ısınıyoruz…

Kalan itibarımızın tasarrufundayız, anlayacağınız…

Yaklaşan bayramın emekli ikramiyesinin zam beklentisinde, “6 bin mi olur yoksa fazlası da gelir mi” derken, olanla yetineceğimizi, AKP Grup Başkanı Abdullah Güler açıklamış, “zam yok” diye, ama bunu derken de “savaş” demiş, “şartlar” demiş, umudu da gelecek seneye ertelemiş!

Açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşamaya çalışan milyonlarca emekliye verilecek bayram ikramiyesine zam yapamayacak kadar zorda olan bir bütçeye sahibiz madem, Ankara da o ‘zam alamayanlar’ arasına katılsaymış ya! Son zamlarla, milletvekili maaşlarına da emekli vekil maaşlarına da zam gelmeseymiş ya! Kamudaki lüks araç kalabalığını TOGG’larla değiştirseymişiz ya! Dünden bugüne hep tartışıp durduğumuz o çoklu maaş/vekalet/huzur hakkı ödemelerini sıfırlasaymışız ya! Kaynaklar madem bu kadar sınırlı bir halde; Ahlat Kışlık Sarayı/Köşkü (Bitlis), Marmaris Okluk Yazlık Sarayı/Devlet Konukevi ve Kuzey Kıbrıs’ta yaptırılan Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı, o sınırlı kaynaklar noktasında erteleseymişiz, hatta hiç yapmasaymışız ya! Ülkenin bütçesi madem hepimize yetecek durumda değil, Somali’nin, IMF’ye olan vadesi geçmiş borcunun bir kısmını ödemeye katkıda bulunmasaymışız, hatta Kırgızistan gibi, bazı ülkelerin Türkiye’ye olan borçlarından bile isteye feragat etmeseymişiz ya! Açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşamaya çalışan yaşlı nüfusun hayat standardını yükseltemiyoruz madem, halkın boş ve borç içindeki cüzdanını Ankara’da temsil eden Milletvekillerinin, maaşları dışındaki tüm haklarını ellerinden alsaymışız ya!

Aksi halde, birbirimizi anlayamayacağız…

Eldeki bu yorgun ve yoksul tabloyu koltuğunun altına koyan ve bayram sonrası sahaya inmeye hazırlanan CHP, halka, “İktidara katlanmak zorunda değilsiniz” diyecekmiş!

Hatta en düşük emekli maaşını, asgari ücret düzeyine yükseltecekmiş! Emeklilere, bayramlarda bir asgari ücret ikramiye verecekmiş! Gerçek intibak düzenlemesi yaparak, emekliler arasındaki adaletsizliği giderecekmiş! Temel tüketim ürünlerini vergiden muaf tutacakmış! Çok kazananın çok, az kazananın az vergi ödediği , adil bir sistem kuracakmış! Kamuda mülakat sistemini kaldıracakmış! Öğrencilere bir öğün ücretsiz okul yemeği verecekmiş! Çiftçi borçlarının faizini silecekmiş! Çiftçinin kullandığı mazota eklenen vergiyi de tamamen kaldıracakmış!

Bir madde de ben ekleyeyim mi, Sayın Özgür Özel, hatta sorayım mı?

Kemal Kılıçdaroğlu’nun liderliği döneminde, 6 Şubat deprem felaketi noktasında yaptırılacak deprem konutlarının, vatandaşa ücretsiz verileceği yönündeki o söz, neden maddeler arasında değil? Sahi, 11 deprem kentinin milyonlarını kucaklayabilecek böylesi bir fırsat varken, kimilerinin, “bu sözün sahibi Kemal Kılıçdaroğlu’ydu ve Özgür Özel liderliği de onu bu yolla tekrar gündeme almamak için, bu vaadi unuttu” deyişi, buna mı dair?

…bir tarafta, 2 Mart 2026 tarihinde, yüksek gelirli ülkeler grubuna 2025 yılında dahil olduğumuzu söyleyen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek var, diğer tarafta, aynı gün, emeklinin ‘bayram ikramiyesi zam beklentisi’ için ‘şartların uygun olmadığını’ söyleyen AKP Grup Başkanı Abdullah Güler.

Haklısınız, anlamaya çalışıyoruz!

Bir yurttaş, bir gazeteci, bir emekli olarak, yoruldum…

Anlamaya çalışmaktan, zengin ülkenin yoksulu olmaktan yoruldum…


© sendika.org