Tarihsel bir sorumluluk alma vakti: Taksim, sınıfın iktidar karşısındaki irade beyanıdır |
Her 100 eğitim emekçisinin 70’i sendikalı olmasına rağmen giderek yoksulluk kıskacına hapsolduğumuz, daha çok çalışıp daha az kazandığımız, aynı işi yapmamıza rağmen farklı statülerde olduğumuz, mesleğe girişe KPSS mülakat ve son olarak akademi gibi devasa barajların konduğu, mesleğimizin kutsallık payelerinin sökülüp girişteki devasa baraj nedeniyle intiharlarla anıldığı bir dönemdeyiz.
Eğitim emekçileri bu koşullarda ortada gerçek bir kazanım hedefleyen mücadele görmedikleri için de çok çalışıyorlar, asıl işleri dışında çok çalışıyorlar.
Eğitim Sen’in üye sayılarındaki diğer sendikalara kıyasla oransal ve niceliksel düşüşün temel sebebi de buradadır. Yıkım politikalarına karşı emekçilerin kendi yaşamlarını yeniden var edebilecekleri öz savunma mekanizmaları kurulamadığı takdirde pek tabi bir sonuçtur bu.
Eğitim Sen ve KESK çok şey söyleyip aslında bir şey söylememekte, çok şey yapıyor görünüp hiçbir şey yapmamakta, konforlu muhalefet alanının içinde kalmayı tercih etmekte, böylece giderek erimektedir.
Emekçilerin gündelik sorunlarını önemsemeyen bir........