menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Emperyalizmin yeni yönelimi: Sermayenin dijital zırhı ve devrimci kopuşun zorunluluğu

14 1
yesterday

Emperyalizm, Lenin’in kesin tanımıyla, kapitalizmin en yüksek aşamasıdır. Bu aşama, ne geçici bir sapma ne de düzeltilebilir bir hastalıktır; aksine, kapitalist üretim tarzının zorunlu ve kaçınılmaz sonucudur. Bugün “yeni emperyalizm” diye adlandırılan olgu, özünde yeni değildir. Yeni olan, biçimdir; öz aynı kalmıştır. Sermayenin dünya ölçeğinde yoğunlaşması, mali sermayenin egemenliği, tekellerin devlet aygıtıyla iç içe geçmesi ve dünyanın yeniden paylaşımı—bunların hiçbiri tarihin tozlu raflarında kalmamıştır. Sadece elbise değiştirmiştir.

Bugünün emperyalizmi tankla değil algoritmayla, sömürge valisiyle değil kredi derecelendirme kuruluşlarıyla, işgalle değil borçlandırmayla ilerliyor. Ama hedef değişmedi: emeğin daha fazla sömürülmesi, doğanın talanı, ulusların iradesinin kırılması. Emperyalizm hâlâ kanla besleniyor; sadece kanın aktığı yer artık çoğu zaman ekranın arka planında.

Lenin’in mali sermaye tahlili, bugün neredeyse birebir doğrulanmıştır. Sanayi sermayesi ile banka sermayesinin kaynaşması, artık sadece ulusal ölçekte değil, küresel bir ağ biçiminde işlemektedir. Çokuluslu tekeller, devletlerden daha güçlüdür; devletler ise bu tekellerin icra komitelerine dönüşmüştür.

Burjuva devleti artık “ulusal çıkar” masalıyla bile kendini gizleme zahmetine girmez. Merkez bankaları “bağımsız”, bütçeler “disiplinli”, emekçiler ise “esnek” olmak zorundadır. Bu dil tarafsız değildir; bu dil sınıfsaldır. Emperyalizmin yeni yönelimi, ekonomik zorunlulukları teknik gereklilik gibi sunma sanatıdır.

Borçlandırma mekanizmaları, yeni-sömürgeciliğin temel aracıdır. Ülkeler işgal edilmeden teslim alınır. Kamu varlıkları özelleştirme adı altında yağmalanır. Eğitim, sağlık, barınma—yaşamın........

© sendika.org