1, 2, 3 daha fazla Ankara!

Fotoğraf: 15 Haziran 2026, Kurtuluş Parkı

Kurtuluş Parkı, Meclis Parkı, Güvenpark, bakanlıklar önü, holdingler... Hepsi son yıllarda başka bir tarihselliğe ev sahipliği yapıyor. Emek hareketi gündemini Ankara’ya taşırken, Ankara’nın bürokratik ve tek sesli havası, işçilerin, emekçilerin sloganları ile dağılıyor. Büyük Madenci Yürüyüşü’nden Fernas’a, Doruk Madencilik işçilerinden Öğretmen Sendikası’nın Ankara eylemlerine kadar emek hareketi, yönünü Ankara’ya çevirmiş durumda. Çünkü Türkiye’deki emek rejimi gereği sermaye ile her sahici karşı karşıya geliş öyle ya da böyle Ankara yollarından geçiyor.

Ankara, emek hareketi açısından her zaman böyle bir anlama sahip olsa da, son yıllarda farklı bir duruma sahne oluyor.

Ankara aynı anda emek hareketi içindeki iki çizgiye de bir biçimde ev sahipliği yapıyor. Fiili meşru mücadeleyi esas alanlar, ya bir parkta yahut herhangi bir kaldırım üstünde yalın ayak direniyor; bürokratik kanalları esas alanlar ise koltukları ile birlikte binalarını Ankara’ya taşıyor.

Bu bağlamda Ankara, emek hareketinin düğümlerinin başladığı ve aynı zamanda çözüleceği yer.

O yüzden o meşhur slogana gönderme yaparak; “1,2,3 daha fazla Ankara!” demeliyiz.

14 Haziran Öğretmen Direnişi

Öğretmen Sendikası ve Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu, 14 Haziran’da “Verilen sözler tutulsun, öğretmenlik yaşasın!” şiarıyla Ankara’da eylem çağrısında bulundu. Herkesin malumu üzere Ankara’nın çeşitli alanlarında öğretmenler defaatle şiddete uğradı, gözaltına alındı. 15 Haziran günü ise bir muhatabın çıkmaması neticesinde açlık grevi kararı alındı. Ankara’nın alışılagelmiş basın açıklaması yerlerinden biri olan Madenci Anıtı’ndaki açıklamaya dahi izin vermeyen, Madenci Anıtı’na öğretmenler ulaşamasın diye........

© sendika.org