Öğretmenliğin Sessiz İntiharı |
Bu haftaki yazımda sizlere mesleğim olan öğretmenliğin verildiği süreci kendi bakış açımdan aktarmaya çalıştım.
Ruh Mimarlığından Veri Operatörlüğüne: Öğretmenliğin Sessiz İntiharı
Bir zamanlar "öğretmenlik" denildiğinde zihnimizde canlanan imge, sadece sınıfa girip ders anlatan bir memur değil; bir toplumun geleceğini şekillendiren, ruhları terbiye eden bir "sanatçı" ve "aydınlatıcı" figürüydü. Felsefi kökenleri Sokrates'in "doğurtma" yöntemine, Anadolu'nun irfan geleneğine ve Cumhuriyet'in "fikri hür, vicdanı hür nesiller" yetiştirme ülküsüne dayanan bu kutsal meslek, bugün ne yazık ki sistemli bir değersizleştirme operasyonuyla karşı karşıya.
Eskiden öğretmen, mahallenin ya da köyün en saygın rehberi, bir kişilik inşa edicisiydi. Mesleğin felsefesinde "insana dokunmak" vardı. Ancak günümüzde "Yeni Öğretmenlik" anlayışı bu derinliği rakamlara ve raporlara indirgiyor. Artık öğretmen, öğrencinin gözünün içine bakan bir bilge değil; öğrenci gelişim raporları, formlar ve anlamsız tablolar arasında kaybolmuş bir "veri operatörü" haline getirildi. Saatlerce emek verilen o dijital belgelerin çoğu zaman kimse........