Toplumsal Çürüme

Bazı şeyler yıkılmaz, çürür sadece.

Yavaş yavaş, sessizce, fark edilmeden...

Kırılmaz ama, artık işe de yaramaz.

Kokusu yayılır önce, ama sesi çıkmaz.

İşte biz böyle bir çağın tam ortasındayız bugün:

Çürümenin görünmediği ama hissedildiği bir zamanda?

Sokakta yürürken, televizyonda haber seyrederken, bir kafede otururken ya da bir devlet dairesinde sıraya girerken?

Bir şeylerin ters olduğunu herkes biliyor ama kimse adını koymak istemiyor.

Bir ağırlık var havada, bir bozulma, bir kirlenme?

Ama herkes başını başka yöne çeviriyor.

Çünkü konuşmak, artık değiştirmek için değil; başına iş almak için yapılan bir şey gibi bugün.

Önce kelimelerden başlıyor bu yıkım.

Doğruluk, yerini "politik doğruya",

Adalet, yerini "görmezden gelmeye",

Hak, yerini "politik bağlantıya" bırakıyor.

İyilik bile şüpheli bir gösteriye dönüşüyor zamanla.

Eskiden birisi diğerine yardım........

© Samsun Son Haber