menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye gerçekten büyük bir devlet! İyi ki balıkları ürkütmüşüz!

3 0
12.03.2026

Değerli dostlar, tarih ileriye doğru yaşanır, geriye doğru anlaşılır. Bugünü anlamak için ise geriye bakmak gerekir! Geriye baktığımızda siyonistlerin Gazze katliamını, haçlı seferleri, Afrika'daki müslüman katliamları, Hocalı katliamı, Birleşmiş Milletler'in güvenli bölge ilan ederek kontrollü olarak bilinçli yaptırdığı, Bosna-Hersekteki Srebrenitsa katliamı, Arap baharları, Türkiye'de darbeler silsilesi, 28 Şubat post modern darbe girişimi, FETÖ eliyle yapılan darbe girişimi, Arap baharlarının ardından en son Suriye'de yaşananlar ve daha neler neler karşımıza çıkar.

Tüm bunların hepsi bizim başımızın belasıdır. Bu belalara, çok büyük bir liste ekleyebilirsiniz. Depremler, seller, daha neler neler. Bütün bunların tamamı ile uğraştık.

Türkiye gerçekten çok büyük bir devlet. 1999 Marmara depremi için toplanan yardım paraları ile maaş ödemelerini yapan bir devletten, bizden 100 yıl ileride olan batı dünyasını, 20 yılda yakalamak ve bir çok konuda öne geçmek, nisan bir şakası gibi. 

Bir de bu süreçler içinde Türkiye'nin ayağına çelme takmaya, içerden ve dışarıdan harıl harıl çalışanlar var. Yaptığımız füze denemesinden rahatsız olup, balıkların ürkmesini bahane gösteren ve buna inananlar var. Çok çok enteresan.

Bazı okurlarımız, daha önceki ekonomik konulardan bahsettiğimiz 3-5 satırda  bizden her şeyi anlatmamızı beklemişler. Dünyanın ekonomistleri ciltler dolusu yazmış anlatamamış, 3 satırla biz anlatırsak işte o kadar anlarsınız. İnanın bu yazı için de, benzer yorumlar yapılabilir. Siz burada konuyu çok kısıtlı ele alır, işin bir yönüne dikkat çekersiniz, insanlar sizden her şeyi bekler. Burada her şeyi yazarsak zaten kimse okumaz.

Dünyanın bu günkü içinde bulunduğu kaosu anlatmakta da, benzer zorluklar var.

Sözün özü, iyi ki 15 Temmuz'da sayın Akşener başbakan olmamış. İyi ki AB özerklik şartını kabul edip, ülkeyi herkesle birlikte, yönetecek olanlar seçilmemiş, iyi ki bize kim saldıracak almayalım, yapmayalım, etmeyelim, silah fabrikalarına dokunacağız diyenler başımızda değil. İyi ki balıkları ürkütmüşüz. Allah daha nice balıklar ürkütmeyi nasip eylesin.

Dünyanın içinde bulunduğu Siyonizmin mezaliminin en önemli nedeni, Osmanlının yıkılışında başımıza geldiği gibi, içerideki hainlerin ihanetleridir. Savaşları genellikle istihbaratlar kazanır. İstihbaratlar da, satılık hainleri kolay bulur.

Türkiye tüm müslümanlar ile kardeşlik siyaseti yapar, yabancılar farklılıkları kaşır ve her zaman olduğu gibi, kendilerinin kurduğu PKK ve PJAK gibi terör unsurlarını, sonuna kadar kullanır, işi bitince Afganistan ve Suriye'de olduğu gibi, kullanılmış peçete gibi çöpe atar. Trump, İran'da da aynı argüman peşine düşmüş, Kürtleri kullanmaktan bahsediyor. Eee sonra ne olacak. Yine satacaklar. Allah'tan Kürt kardeşlerimiz, bu tuzağa düşmedi. Terör unsurları da zaten onların adamı ama bedelini de öderler.

Ortadoğu savaşlarının anatomisine baktığımızda, tamamının teo-politik ve ekonomik olduğunu görüyoruz. Bu savaşları da Yahudiler yönlendirmektedir. Kadın ve çocukları öldürmek ise evangelist inancın cibilliyetinde vardır. 

Görüldüğü gibi sahte bayrak operasyonları (OFF) bekleniyordu ve oluyor. Bunun ana hedefi de Siyonizmin savaşı bölgeye yayarak Siyonistlerin bölge ülkelerine rol devretme çabasıdır. Hiç bir ülke bu tuzağa düşmemelidir. İran ise samimi ise ki değil gibi davranıyor, tüm enerjisini İsrail'e harcamalıdır. 

Netenyahu'nun koltuğu tehlikeye düştüğü an, bu savaş biter. İran bunu biliyor olmalı. İran Mossad ajanı kaynıyormuş. Siyonistlerin her ülkede bir FETÖ'sü mutlaka var. Ülkesini satanlar da yine kendileridir. Buradan ibret alarak daha önce yazdığımız gibi, biz de içimizdeki potansiyel hainlerden derhal kurtulmalıyız.


© Samsun Kent Haber