Samsun'da Kurupelit–19 Mayıs arası sahil bandı trafiğe kapatılmalı! |
Samsun Kent Haber köşe yazarı mimar İshak Memişoğlu, Atakum ilçesindeki Kurupelit-19 Mayıs arasındaki sahil bandının trafiğe kapatılması gerektiğini yazdığı köşe yazısında bunun gerekçelerini açıkladı.
Atakum Kurupelit–19 Mayıs arası sahil bandında kıyı mevzuatına aykırı araç yolunda ısrarın mekansal ve hukuksal sonuçları"
Samsun'da Atakum kıyı bandında, Kurupelit bölgesinden başlayarak, 19 Mayıs ilçesine kadar uzanan sahil kesiminde, son yıllarda gerçekleştirilen kıyı düzenlemeleri, yalnızca fiziksel çevreyi değil; kıyı hukukunu, planlama ilkelerini ve yerleşim dokusunu doğrudan etkileyen bir sürece dönüşmüştür. Başlangıçta 'rekreasyon', 'sahil düzenlemesi' ve 'yaya kullanımını güçlendirme' söylemleriyle kamuoyuna sunulan uygulamaların, fiilen taşıt yolu niteliğinde bir ulaşım aksına dönüştüğü; bu durumun ise yargı kararlarıyla da tespit edildiği bilinmektedir.
Samsun 2. İdare Mahkemesi tarafından verilen kararda, planlarda 'yaya yolu' olarak tanımlanan düzenlemenin, teknik özellikleri itibarıyla taşıt yolu niteliği taşıdığı, açık biçimde ortaya konulmuş; kıyı kenar çizgisi ile deniz arasında ve sahil şeridinin birinci bölümünde, bu tür bir yolun yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Buna rağmen güzergâhın fiilen araç trafiğine açılması, trafik levhaları ve elektronik denetim sistemleriyle desteklenmesi, yalnızca bir uygulama sorunu değil; hukuk devleti ilkesini zedeleyen ciddi bir idari sorun niteliği taşımaktadır.
Ancak mesele yalnızca kıyı mevzuatına aykırılıkla sınırlı değildir. Bu yol aksının açık tutulması, kıyı boyunca gelişmiş yerleşim alanlarının kullanım biçimini dönüştürmekte; özellikle sahilin birinci sırasında bulunan konut alanlarını fiilen ticari baskı altına sokmaktadır.
Atakum sahil bandı, özellikle 1980 sonrası gelişim sürecinde, büyük ölçüde yazlık ve ikinci konut yerleşmesi karakteriyle şekillenmiştir. Kıyıya paralel gelişen yapılaşma düzeni; düşük yoğunluklu konut kullanımı, mevsimsel nüfus hareketleri ve rekreatif kıyı kullanımına dayalı bir planlama yaklaşımının ürünüdür.
Atakum sahil bandı, özellikle 1980 sonrası gelişim sürecinde, büyük ölçüde yazlık ve ikinci konut yerleşmesi karakteriyle şekillenmiştir. Kıyıya paralel gelişen yapılaşma düzeni; düşük yoğunluklu konut kullanımı, mevsimsel nüfus hareketleri ve rekreatif kıyı kullanımına dayalı bir planlama yaklaşımının ürünüdür.
Bu alanların önemli bir bölümü imar planlarında konut alanı olarak tanımlanmış olup; ticari kullanım kararları sınırlı noktalarda ve belirli yoğunluk koşulları altında öngörülmüştür. Dolayısıyla kıyı bandındaki birinci sıra yapıların büyük bölümü hukuken konut niteliğindedir. Ancak sahil boyunca taşıt erişiminin süreklilik kazanması ve kıyı aksının fiilen bir 'sahil yolu' gibi işletilmesi, bu konutları ekonomik olarak ticari kullanıma yönlendiren yeni bir baskı oluşturmaktadır.........