Düşünmeyi bırakıp taraftar olunca! Hakikatı değil tarafı savunuyorlar!
Samsun Kent Haber köşe yazarı Hüseyin Kurt, insanların düşünmeyi bırakıp taraf olduğu için, siyasi tartışmalarda hakikatı değil tarafı savunduklarını, söylenene değil, kimin söylediğine baktığını yazarak "Eğer eleştirdiğiniz kişi, kendi mahallesinden değilse söylediklerinizi dikkatle dinliyorlar. Ama eleştirdiğiniz kişi kendi taraflarındansa, cümlenin içeriğine bakmadan, savunma mekanizması devreye giriyor." dedi.
Samsun Kent Haber köşe yazarı Hüseyin Kurt, toplumsal olarak kötü örnekleri meşrulaştırma yönelimi ile ilgili yazdığı köşe yazısında, "Bir hırsızın varlığı başka bir hırsızlığı meşru kılmaz. Bir suç başka bir suçu aklamaz. Bir rezalet, başka bir rezaletin mazereti olamaz" dedi.
İşte Hüseyin Kurt'un toplumsal olarak kötü örnekleri meşrulaştırma hastalığımız ile ilgili o köşe yazısı..
Düşünmeyi Bırakıp Taraftar Olunca
Türkiye’de insanların ilginç düşünce biçimleri oluştu. Belkide hep vardı ama siyasal tartışmalarda gün yüzüne çıktı ve daha belirgin oldu.
Bir konu hakkında konuştuğunuzda, insanlar önce ne söylediğinize değil, kimin söylediğine bakıyor.
Eğer eleştirdiğiniz kişi, kendi mahallesinden değilse söylediklerinizi dikkatle dinliyorlar. Ama eleştirdiğiniz kişi kendi taraflarındansa, cümlenin içeriğine bakmadan, savunma mekanizması devreye giriyor.
Sanki doğru ve yanlışın değeri, onu söyleyen kişinin kimliğine göre belirleniyormuş gibi.
Oysa mantık tarihinde buna verilen isim bellidir! Genetik Safsata.
Bir düşüncenin doğruluğunu veya yanlışlığını, içeriğine göre değil kaynağına göre değerlendirme hatası.
Bir fikrin doğruluğu onu söyleyen kişinin kimliğinden bağımsızdır.
Bir hırsız size saatin kaç olduğunu söylediğinde saat gerçekten üçse, sırf söyleyen hırsız diye vakit değişmez.
Ama günümüz tartışmalarında insanlar önce konuşanın kimliğini sorguluyor, sonra düşüncenin doğruluğunu.
Hakikati değil tarafı savunuyorlar.
Bir başka problem daha var.
Toplumumuzun önemli bir kısmı dünyayı iki kutuplu bir hikâye olarak........
