Makinelere öğrettiklerimiz, kendimizden eksilttiklerimiz
Bir zamanlar insanı diğer tüm canlılardan ayıran şeyler vardı: düşünmek, üretmek, hatırlamak, merak etmek… Bugün bu özelliklerin önemli bir kısmını makinelere öğretmenin gururunu yaşıyoruz. Yapay zekâ yazıyor, hesaplıyor, çiziyor, hatta konuşuyor. Peki hiç durup şu soruyu sorduk mu: Makinelere öğrettiklerimiz artarken, bizden eksilen ne?
Teknolojiye dair tartışmalar genelde hız, verimlilik ve kolaylık etrafında dönüyor. Daha hızlı cevaplar, daha az emek, daha çok zaman… Kulağa harika geliyor. Ancak bu “kazanımların” arka planında sessiz bir kayıp yaşanıyor. Navigasyon uygulamaları sayesinde kaybolmuyoruz ama yön duygumuzu yitiriyoruz. Arama motorlarıyla her bilgiye ulaşıyoruz ama hatırlama kaslarımız zayıflıyor. Otomatik düzeltme yazım hatalarımızı gideriyor ama dili gerçekten bilme ihtiyacımız azalıyor.
Eskiden bir problemi çözmek için düşünürdük. Şimdi önce makineye soruyoruz. Bu kötü mü? Hayır. Ama düşünmeden, sorgulamadan, sadece sonucu kabullenerek ilerlediğimizde zihinsel tembellik kaçınılmaz oluyor. Makineler bizim yerimize düşünmeye başladıkça,........

Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin