menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Baba, Bir Kız Çocuğu ve Bir Kitabın Anlattığı Türkiye

2 0
20.08.2026

Hayat bazen insana uzun uzun anlatamayacağı şeyleri, birkaç dakikalık bir karşılaşmada öğretir. Geçtiğimiz günlerde yurt dışında yaşayan, aile ziyareti için Türkiye'ye gelen yaklaşık 40-45 yaşlarında bir baba ile 12 yaşındaki kızının yanında bulundum. Trafik ışıklarında karşıdan karşıya geçmek üzereydik. Baba kızına şöyle söyledi: “Yurt dışında yayayı görünce araçlar durur, yol verir. Burada ise bunu böyle düşünme. Araç durursa geçersin, durmuyorsa geçmezsin.” Kızımız Türkçe biliyor ve babasının söylediklerini dikkatle dinliyordu. Ben de o anda kıza, “Baban sana yalnızca trafik kuralını değil, yaşanmışlığın bilgisini öğretiyor. Söylediklerini yabana atma.” dedim. Çünkü bazen bir babanın çocuğuna verdiği birkaç cümlelik öğüt, yıllarca alınacak bir eğitimin ilk adımıdır. Peki, biz çocuklarımıza ne bırakıyoruz? Bugün ülkemizde ve dünyada savaşlar, şiddet, kadın cinayetleri, aile içi sorunlar, çocukların korunması, çeteler ve toplumsal güven duygusunu zedeleyen birçok olay yaşanıyor. Bir tarafta dünyanın farklı bölgelerinde devam eden savaşlar ve masum insanların yaşadığı acılar... Diğer tarafta kendi toplumumuzda aile içinde yaşanan şiddet ve cinayetler... İnsan ister istemez soruyor: Biz sorun ortaya çıktıktan sonra mı müdahale edeceğiz, yoksa sorun ortaya çıkmadan önce bilinç oluşturmayı mı başaracağız? Ben yıllardır ikinci yolun daha doğru olduğuna inanıyorum. 16 yıl önce başlayan bir düşünce Yaklaşık 16 yıl önce, aile konusunda hazırlayıp ilgili makamlara sunduğum bir çalışmanın temelinde bugün hâlâ aynı düşünce vardı: Bilinçli ailelerden bilinçli toplum doğar. Evlenecek insanlar yalnızca düğünü ve nikâhı düşünmemeli. Evliliğin sorumluluğunu da öğrenmeli. İletişimi, güveni, sadakati, ekonomik sorumluluğu, aile sınırlarını, çocuk sahibi olmanın sorumluluğunu, öfke kontrolünü, kriz yönetimini ve beklentileri konuşabilmeli. Çünkü evlilik yalnızca iki insanın aynı evde yaşaması değildir. Evlilik, iki insanın hayatını ve gelecekte........

© Samsun Gazetesi