Biz mi değiştik, dünya mı?
“Bizim zamanımızda böyle değildi.”
Sanırım gençlerin en çok duyduğu cümlelerden biri bu. Ardından mutlaka bir kıyaslama gelir: “Biz daha çok çalışırdık”, “Biz büyüklerimize karşı böyle konuşmazdık”, “Bizim zamanımızda telefon yoktu”, “Biz yokluk gördük.”
Belki hepsi doğru. Ama bizim zamanımız da sizin zamanınız değil.
Bugünün gençleri, önceki kuşaklardan daha kolay bir hayat yaşamıyor; sadece farklı zorluklarla mücadele ediyor. Evet, elimizde akıllı telefonlar var. Dünyanın öbür ucundaki bir gelişmeyi saniyeler içinde öğrenebiliyoruz. Bir şeyi merak ettiğimizde kütüphane raflarında saatlerce aramak zorunda değiliz. Ama aynı zamanda o küçük ekranın içinde binlerce hayatla kıyaslanıyoruz.
Kimin daha güzel olduğu, kimin daha başarılı olduğu, kimin daha çok para kazandığı, kimin daha mutlu göründüğü sürekli gözümüzün önünde.
Belki de bizim kuşağın en büyük yorgunluğu burada başlıyor.
AYNI DÜNYADA, FARKLI GERÇEKLİKLERDE YAŞIYORUZ
Büyüklerimiz için üniversite mezunu olmak çoğu zaman iyi bir işe açılan önemli bir kapıydı. Bugünün genci ise diplomasını aldıktan sonra aylarca, hatta yıllarca iş arayabiliyor. Bir ev sahibi olmak, araba almak ya da kendi hayatını kurmak geçmişte olduğu kadar ulaşılabilir görünmeyebiliyor.
Sonra bize “Neden evlenmiyorsunuz?”, “Neden ev almıyorsunuz?”, “Neden geleceğe dair plan yapmıyorsunuz?” diye soruluyor.
Belki de mesele istememek değil.
Belki mesele, yarını yeterince görememek.
Bir genç olarak geleceği planlamak istediğinizde önünüzde yalnızca hayalleriniz yok. Ekonomik şartlar, iş güvencesi, barınma sorunu ve sürekli değişen koşullar da masaya oturuyor.
Bu yüzden bizim kuşağın “özgürlük” dediği şeyle önceki kuşakların özgürlük anlayışı da birbirinden farklı olabiliyor.
BİZ SAYGISIZ DEĞİLİZ,........
