menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

38 yaşındaki versiyonu bir kadının ustalık eseridir

13 0
09.01.2026

Cem Yılmaz’ın zekâsına hayran olanlardanım. Zamanın ruhunu yakalayan, toplumsal reflekslerimizi tek cümleyle özetleyebilen bir mizah ustası. Belki de bu yüzden, 38 yaşla ilgili yaptığı espri birçok kişiyi güldürmekten çok düşündürdü, hatta incitti. Çünkü mizahın gücü kadar sorumluluğu da vardır; hele ki milyonlara seslenen bir sahnedeyseniz.

“38 yaş, ölmek üzere” cümlesi aslında bir şaka olarak kuruldu belki ama Türkiye’de kadınların yaşla sürekli sınandığı bir gerçeklikte, bu şaka hafif bir tebessümden çok ağır bir klişeye denk düştü. Kadının değeri hâlâ yaşıyla, doğurganlığıyla, ‘gençliği’yle ölçülüyorken; 35 sonrası kadınları görünmez kılan bu dil, mizahın arkasına saklansa da masum değil.

Oysa gerçek hayatta tablo bambaşka. Kadınlar için 35’ten sonrası çoğu zaman en kaliteli dönemdir. Ne istediğini bilen, sınırlarını tanıyan, kendini sevmeyi öğrenmiş, kariyerinde belirli bir yere gelmiş, hayata daha az panikle, daha çok bilinçle bakan bir dönem. Gençliğin o “her şeye yetişmeliyim” telaşı yerini “neyi istemediğimi çok iyi biliyorum” netliğine bırakır. Bu bir kayıp değil, büyük bir kazanımdır.

Erkeklerin genç kadınlara düşkünlüğü ise çoğu zaman sorgulanmadan romantize edilir. Oysa yaş farkının açıldığı ilişkilerde sıkça görülen şey; ortak deneyimlerin eksikliği, hayata bakıştaki uyumsuzluk ve kaçınılmaz bir eğretiliktir. Herkesin yaşadığı dönemler, atlattığı hayal kırıklıkları, öğrendiği dersler vardır. Benzer birikimlere sahip insanlar, doğal olarak daha çok ortak payda bulur. Aynı şarkıya aynı yerden hüzünlenmek, aynı yorgunluğa aynı sebeple gülmek, aynı sessizlikte rahat edebilmek… Bunlar yaşla........

© Şalom