Mısır´dan çıkışı hatırlamak… |
Çıkışımızı hatırlamamak mümkün mü?
Neredeyse doğar doğmaz ilk duyduğumuz ülkenin adı ‘Misraim’dir, yani Mısır. Ve o andan itibaren en azından her cuma akşamı onu sürekli duyar ve tekrarlarız.
Ayrıca her sene Pesah Bayramı’nda da Mısır’a nasıl geldiğimizi ve oradan nasıl çıktığımızı, enva-ı çeşit yemeklerin sunulduğu sofrada, hep beraber okur ve anlatırız.
Müsaadenize ve hoşgörünüze sığınarak size ‘çalakalem’ yöntemiyle kaleme aldığım bir Pesah yazısı sunuyorum…
Yazımı okumaya başladığınız anda, artık Mısır’dan çıkışımızı tamamlamak üzereyiz (7. günün sonu).
Moşe “Hadi gidiyoruz!” dediği andan itibaren hemen ertesi günü Mısır topraklarını terk ettiğimizi söylemek imkânsız.
Nitekim Şemot kitabının ilgili bölümüne bakarsak, 600.000 (yazı ile altı yüz bin) eli silah tutabilen erkek ile yaşlılar, kadınlar ve çocuklardan oluşmuş bir kafileden bahsediyoruz. En basit hesapla 2 milyon kişi Mısır’dan ayrılmaktadır. Ayrıca büyük baş ve küçükbaş hayvanları da beraberlerinde götüreceklerdir.
Bu rakamı abartılı görenler vardır. Ancak Şemot kitabının hemen başında Firavun şöyle der: “Bene İsrael halkı bizden kalabalık ve güçlü hale geldi.”
Bu muazzam nüfusun bir gecede toparlanıp çıkmaları, takdir edeceğiniz gibi, belli süreye ihtiyaç gösterir. Kulunuza göre 7-8 günlük zamana ihtiyaç vardı.
Peki, nereye gidiyorduk? Yine Şemot’un ilgili bölümüne göre, Moşe ve Aaron Firavun’a, üç günlük mesafedeki bir alana gideceğimizi ve orada kurbanlarımızı kesip ibadet ettikten sonra geri döneceğimizi........