We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İlyada…

2 0 0
03.03.2021

“Hoppala! Bu da nereden çıktı şimdi… Her şey bitti de destanlara mı başladık?” diye söylenmeye başladığınızdan eminim. Vallahi bu işte benim hiçbir suçum yok.

Geçenlerde sevgili Cako Molinas, “İlyada hakkında bir yazı yazsana” mealinde bir mail gönderdi. Eh, “Arkadaş hatırını kıracağıma kolum kırılsın,” dedim ve kaleme sarıldım. Takdir veya tenkitlerinizi lütfen ona tevcih ediniz. Teşekkürler…

Kulunuz daha ilkokulun ikinci sınıfındayken Truva adını duymaya başladı. Kitabımızda Tahta At öyküsü bir masal gibi anlatılıyordu (zaten masal ya).

Beşinci sınıfın sonuna kadar pek o bölümlerle uğraşmadık. Akalar, Truvalılar, Mikenler, Atinalılar, Spartalılar, Korentliler, Traklar (şimdiki Trakya yöresinde yaşayanlara eskiden verilen isim) gibi milletlerden bahsediliyordu ama özellikle Truva ile ilgili bir vurgu yoktu.

Fransız okullarına gittiğimizde ‘Homère’ (Homeros) ismi neredeyse gün aşırı kulağımızda çınlamaya başladı. Hemen ardından ‘l’Iliade et L’Odysée’ sözleri geliyordu. Ne oluyoruz demeye kalmadan İlyada’yı bölüm bölüm Fransızca incelemeye başlamaz mıyız?

İlyada ile kalsak neyse, diyeceğim. Hemen ardından Odysseia geldi. Odysseia’nın sonunda İtaka Kralı Odysseus, Truva’dan dönüşünde, onu sadakat ve sabırla bekleyen karısı Penelope’ya kavuştu. “Happy end” dedik.

Ama biz kurtulmadık. Sınıfımız yükseldikçe sıkıntımız arttı. Virgil’in Aeneis destanına başladık. O da Truva’da tahta atı, şehrin nasıl talan edildiğini ve oradan nasıl kurtulduğunu anlatmakla başlar, İtalya sahillerine nasıl vardığını anlatır.

Ona da eyvallah demeye vakit kalmadı. Önümüze Fransız klasik tiyatrolarını sürmeye başlamazlar mı? Önce Racine’nin Andromaque ve Iphigenie en Aulide. Kaderimiz buymuş deyip onları da sineye çektik. Yetinmediler mezun olacağımıza yakın bir de Jean Giraudoux’nın ‘La guerre de Troie n’aura pas lieu’ (Truva harbi yapılmayacak) adlı piyesini burnumuza dayadılar.

O anda arkadaşlarla karar verdik: “Gidip şu Truva’yı biz bir daha yıkalım ve hafızalardan silelim.”

Aslında İlyada on yıl sürdüğü varsayılan Truva savaşının sadece -sıkı durun- 51 gününü anlatır. Ancak bugünün tekniği ile söylemek istersek ‘flash back’lerle geriye gider, bazen de ileride olacaklar hakkında kehanetlerde bulunur.

Bu on yıl zarfında olup bitenler ne akla ne mantığa, ne de hafızaya sığar. En parlak Brezilya dizileri bile Homeros’un eline su dökemez. Aşk, intikam, kıskançlık, sahtekârlık, yalancılık, dolandırıcılık, mafya ilişkileri, seks ilişkileri, inanılması zor savaş sahneleri ve........

© Şalom


Get it on Google Play