We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ay´a seyahat…

1 0 0
17.02.2021

Yeniden gündeme gelince çocukluğum gözümün önünde canlandı.

On yaşlarında idim. Jules Verne’in ‘Aya Yolculuk’ kitabını okuduğum günden itibaren artık konunun en yakın takipçilerinden biri olmaya başladım1.

St. Michel Okuluna girdiğim andan itibaren de ‘Tintin’ mecmuası ile haşir neşir oldum. Tabiatıyla ‘Objectif Lune’ (Hedef Ay) ve ‘On a Marché sur la Lune’ (Ay’a Ayak Basıldı) maceralarını okumamam imkânsızdı. (Lütfen başlıktaki iki resme bakınız… Mutlaka sizler de okumuşsunuzdur.)2

O andan itibaren artık uzay ve Ay yolculuklarının gerçekleşeceğinden tamamen emindim.

Ancak o tarihlerde Rus ilim adamlarının uzaya bir uydu göndermenin hazırlıklarına başladıklarından haberim dahi yoktu.

Yıl 1957,ekim ayında radyolarımızda müthiş bir haber dinledik. Ruslar uzaya bir roketle ilk uyduyu fırlatmışlardı. 58 santim çapında 1,5 kilo ağırlığında bir küre ve yanlardan sarkan dört antenden ibaret bir araçtı. Ancak bütün dünya Sputnik’ten gelen ‘bip bip’ seslerini hayretle izlemekteydi.

Amerikalıların bunlara kayıtsız kalması beklenemezdi. Nitekim bu ‘bipler’ kıyasıya bir uzay fetih yarışının başlangıcını ilan eden start tabancasının patlaması gibi algılandı.

Artık radyolarımızda ‘biplerden’ geçilmiyordu. Hangisi Amerikalı, hangisi Rus artık umurumuzda değildi. Gözümüzde önemli olan boylarının her geçen gün büyümesiydi.

Aradan çok az zaman geçti… Uzaydan önce köpek havlamaları sonra da maymun homurdanma sesleri gelmeye başladı. Yarış artık canlıları uzaya gönderme mücadelesine dönüşmüştü.

Nisan 1961’de Yuri Gagarin’in sesi kulaklarımızda çınladı. Onun hayatı, eğitimi ve uzayda geçirdiği 1,5 saatte ne yaptığını henüz hazmetmiştik ki daha ayı dolmadan Alan Shepard bize canlı yayında seslenmeye başladı.

Artık nefesimizi tutmaya başladık. Bir taraftan Vostok ve........

© Şalom


Get it on Google Play