8. gün |
-Tanrı dünyayı altı günde yarattı ve yedinci gün dinlendi demiştin dün akşam…
- Peki, sekizinci gün Tanrı ne yaptı?
- Güzel bir soru. Ama bak, okul servisin nerede ise gelmek üzere; hadi hemen paltonu giy ve aşağı in. Akşama konuşuruz, söz veriyorum.
Kızı gittikten sonra babayı bir düşünce aldı, mutlaka bir cevap bulması gerekirdi. O anda şaşkınlık, gurur ve mutluluk karışımı bir duygunun benliğini kapladığını hissetti. Demek ki kızı anlattıklarını ilgiyle izlemiş, özümlemiş ve daha ilerisini merak edecek duruma gelmişti.
Merdivenlerden inerek arabasına yöneldi; binerken, kızını doğumundan birkaç gün sonra eve getirişini anımsadı. Onu kollarının arasına alarak merdivenleri çıkmış ve evin her köşesini ona tanıtmaya başlamıştı; bebek uyuyor ve uyukluyordu ama umurunda değildi. “Bak bebeğim, burası salonumuz hayatımızın önemli kısmı burada geçer, burada beraber oynayacağız. Biliyor musun, ben top oynamayı çok severim. Önce salonda oynayacağız, sen büyüyünce de parka gidip oynarız. Bu gördüğün mobilya kütüphane; kitapların dizildiği yerdir. Annen ve ben kitapları çok severiz. Göreceksin sen de çok seveceksin. Hem senin daha güzel kitapların olacak. Annen ve ben sana bunları okuyacağız.”
Hayallerden sıyrılıverdi. Boğaz Köprüsü’nü geçmeye başlamıştı. Gördüğü manzara karşısında büyülendi. Güneş........